WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/4773 E.  ,  2024/1673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/100 E., 2016/160 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmi
Belgede Sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ..., ...,..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından beraat, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve kaçakçılık suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, olayın oluşu, şekli, sanıkların beyanı, olaya ilişkin tutanaklar ve tüm dosya kapsamından sanıkların suçu işlediği sabit iken, sanıkların cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve saptanacak sair sebeplerle hukuka aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz istemi; sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II.GEREKÇE
Dosya kapsmına göre, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu çalışmalarda “İhracat Beyannamelerinin, bağlandıkları özet beyan ile yurtdışı edilmedikleri fiili ihracat gerçekleşmediği halde usülsüz olarak kapatılmış oldukları" yönünde bilgilere ulaşılması üzerine başlatılan soruşturmada, genel olarak bu işlemlerin ihracat beyannamelerinin özet beyanın bir satıra ikinci bir ihracat beyanı olarak kaydedildiği , bu şekilde girilen iki ihracat beyannamesinden birine ait eşya cinsi, kap adedi ilgili satırda kayıtlı olduğu, bir satıra ikinci olarak girilen yavru beyannameye ilişkin olarak sadece ihracatçı firma ismi ve ihracat beyanname sayısının kayıtlı olduğu, bir taşıma senedine bağlanan ve bir satıra iki tane girilen ihracat beyannameleri arasında firma eşya cinsi olarak ilişkinin olmadığı, bir anlamda özet beyanın bir satır olarak girilen ikinci ihracat beyannamesinin ilk açılan ihracat beyannamesine ait bilgiler arasına gizlenerek kapatılmasının sağlandığı gümrükte BİLGE sistemi özet beyana bağlanan bir satırdaki asıl ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyalar aralık olarak dikkate alınırken, bu asıl ihracat beyannamesine bağlanan "aynı satıra girilen ikinci ihracat beyannamesi" kilo olarak dikkate alınmamasına rağmen yavru ihracat beyannamesinin özet beyannamesi kabul edilip ana ihracat beyannamesi yurt dışı edilince yavru ihracat beyannamesinin de 'kapanmış' statüye getirildiğinin tespitine istinaden; soruşturma kapsamındaki ihracat beyannameleri içerisinde bulunan Halkalı Gümrük Müdürlüğünde işlem gören Karizma Yayıncılık isimli firma adına tescilli 22.07.2009/EX309238, 22.07.2009/EX309233 ve 24.11.2009/EX502454 sayılı üç adet ihracat beyannamelerinde bulunan eşyaların fiilen taşınmadığı halde özet beyanlardaki taşıma senedine bağlı asıl beyanname ile birlikte yavru beyanname şeklinde bağlanarak beyannamelerin kapatıldığı tespit edilmiştir.

Sanıklar ...'ın dava konusu ihracat beyannamelerinde ihracatçı firma olarak gözüken Karizma Yayıncılık isimli firmanın ortağı ve yetkili müdürü, ... ve ...'ün, gerçeğe aykırı olarak özet beyan girişi yaptıkları iddia edilen Transalkım isimli taşımacılık firmasının çalışanları, ... ve ...'in dava konusu gümrük beyannamelerini düzenleyen ve imzalayan gümrük müşavirleri; ...'ın gümrük müşavirleri ile birlikte çalışan iş takipçisi, ... ve ...'nin ise özet beyanların onay işlemlerini yapan gümrük memurları olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar aşamalarda suç kastlarının bulunmadığını ve atılı suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2011 tarihli ve 2011/24406 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddelerinden kamu davası açılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli ve 2015/30616 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasından kamu davası açılmış, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

Soruşturma konusu firmaya ait üç adet ihracat beyannamesi ile ihraç edilmiş gibi gösterilen eşyanın FOB kıymetinin 781.969 TL olduğu, toplam 95.739,43 TL KDV iadesi alındığı tespit edilmiştir.

A. Resmî Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
Suç tarihi itibarıyla sanıklara isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sanıklar ..., ... ve ...'in savunmasının alındığı 12.07.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu görülmüştür.

2. Sanık ... Hakkında Kurulan "Mahkûmiyet" Hükmü Yönünden

Suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihi olan en son gümrük beyannamesinin düzenlendiği 24.11.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
a) Sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.

b) Sanıklar ... ve ...'nin suça konu beyannamelerin onay işlemlerini yapan gümrük memurları olduğu, sanıkların özet beyanlardaki yavru ihracat beyannamelerine ilişkin detaylı bilgileri Bilge sisteminde göremedikleri, bu yazılım boşluğunun olayların ortaya çıkmasından sonra düzeltilmiş olduğu, Halkalı Gümrüğündeki iş yoğunluğu ve personel sayısının yetersizliği karşısında sanıkların atılı suçu işlemek kastıyla hareket ettiğine, kaçakçılığa kasten göz yumduğuna dair savunmalarının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, yüklenen suçtan sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

4.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
a) Resmî belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanıklar ... ve ... açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (4458 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

b)Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanıkların işlemlerini yürüttükleri firmalar tarafından ibraz edilen beyanname, fatura ve diğer evraklarda yer alan

bilgilerden farklı veya bu bilgilere uymayan nitelikte beyanname düzenlediğine dair bir tespitin bulunmadığı, ilgili mevzuat hükmü uyarınca ancak beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlı sorumlu tutulabilecek sanıkların, iş sahibi tarafından kendisine sunulan bilgi ve belgelere göre gümrük müşaviri olarak beyanname düzenleyerek idareye vermesi, iş sahibi tarafından sunulan belgelerde yer alan eşyayı görme ve dayanak belgelerin doğruluğunu araştırma yetki ve yükümlülüğünün bulunmamasına göre, sanıkların savunmasının aksine diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, yüklenen suçtan sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Kaçakçılık Suçu Yönünden
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
a)Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/6-1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında; zamanaşımının belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de gözönünde bulundurulacağının belirtildiği hususu dikkate alınarak; sanıkların eylemi yönünden 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasından kamu davası açıldığı, buna göre "Bu Kanunda tanımlanan suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır." hükmünün getirildiği cihetle sanıkların eylemi yönünden belirlenen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirlenen 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

b)Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanıkların aşamalardaki savunmaları, dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporları dikkate alınarak, sanıkların mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmış olup, yüklenen suçtan sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

c) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... Hakkında Kurulan "Mahkûmiyet" Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı

Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,

nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A.Resmî Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin birinci alt bendinde açıklanan nedenle; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre resmi belgede sahtecilik suçu için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıklar ..., ... ve ...'ün savunmasının alındığı 12.07.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre DÜŞÜRÜLMESİNE,

2. Sanık ... Hakkında Kurulan "Mahkûmiyet" Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin ikinci alt bendinde açıklanan nedenle; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre resmi belgede sahtecilik suçu için 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan en son beyannamenin düzenlendiği 24.11.2009 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre DÜŞÜRÜLMESİNE,

3.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin üçüncü alt bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2011/100 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararında katılan ...

İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

4.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinin dördüncü alt bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2011/100 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Kaçakçılık Suçu Yönünden
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan "Beraat" Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinin birinci alt bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2011/100 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2.Sanık ... Hakkında Kurulan "Mahkûmiyet" Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinin ikinci alt bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2011/100 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

21 .02.2024 tarihinde karar verildi.