7. Ceza Dairesi 2021/4259 E. , 2024/3886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/194 E., 2016/60 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet,
Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ..., ...,
..., ... hakkında beraat, sanıklar
... ve ... hakkında mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıkların kaçakçılık ve sahtecilik suçlarını işlediğine, cezalandırılmaları gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle yalnızca beraat kararları yönünden hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın konumu itibarıyla bu suçları işlemesinin
mümkün olmadığına, yalnızca iş takipçiliği yaptığına, somut delil bulunmadığından hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın KDV iadesi almadığı gibi bu yönde resmi bir talebi bile bulunmadığı halde cezalandırıldığına, yurtdışında alıcı firmalarla ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sahtecilik suçlamasıyla sanığa ceza verildiğine, kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Halkalı Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde; sanık ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu ... - ... ünvanlı firma adına tescilli 09.02.2010 tarihli 3 adet ihracat beyannamesi muhteviyatı eşyanın fiilen taşınmadığı ve yurt dışı edilmediği halde 3 adet özet beyandaki taşıma senedine "yavru beyanname" olarak bağlanarak kapatıldığı, böylece eşyanın gerçekte yurt dışı edilmediği halde özet beyana gizlenerek yurt dışı edilmiş gibi sistem üzerinden beyannamenin kapatılmasının sağlandığı, kapatılan beyannamelerin taşıma senedine kayıtlı ana beyannameyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, firmanın bu ihracatla ilgili olarak KDV mahsup ve iadesinden yararlanmadığı anlaşılmıştır. Yine aynı firmanın 13.02.2010, 15.02.2010 tarihli 4 adet beyannamesinin de tescil ve onay işlemlerinin tamamlandığı, ancak 17.03.2010 tarihinde soruşturmanın başlaması ile bunların herhangi bir özet beyana bağlanmadığı, 10.03.2010 tarihli 20 adet beyannamenin tescil edildiği, ancak 17.03.2010 tarihinde soruşturmanın başlaması ile idare tarafından bloke konulduğu anlaşılmıştır.İhracatçı firma yetkilisi ve sahibi olan sanık ..., beyannameleri doğrudan temsil yöntemi ile kendisi imzalanmıştır.
İhracatçı firma yetkilisi ve sahibi olan sanık ..., 3 adet beyanname kapsamı eşyanın eklendiği özet beyan ve tır karnelerini düzenleyen taşıyıcı firmalardan ... firması çalışanı olup özet beyan giriş şifre ve ekranı kullanılan ..., işlemi gerçekleştiren firmanın Halkalı Gümrük sorumlusu olarak diğer çalışanı ..., ... nakliyat firması çalışanı olup özet beyan giriş şifre ve ekranı kullanılan ..., ... adlı yabancı taşıyıcı firma adına işlemleri yapan ... taşımacılık firması çalışanı ..., özet beyana bağlanmadan bloke konulan 10.03.2010 tarihli 20 adet beyanname kapsamı eşyanın imalatçısı görünen firma yetkilisi ... ile özet beyanın tescil ve onay işlemlerini yapan gümrük memurları ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ondördüncü, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası, gümrük memurları yönünden ayrıca 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve gümrük memuru haricindeki 6 şüpheli hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, ihracatçı firmanın sahibi ve yetkilisi olduğunu, İranlı bir müşterisi aracılığıyla 3 adet beyanname kapsamı eşyanın Romanya'da bir firmaya ihracatını gerçekleştirdiğini, atılı suçu kabul etmediğini, 10.03.2010 tarihli 20 adet beyanname kapsamı eşyanın alıcı firma ödeme gerçekleştirmediği için ihracatını yapmayarak söz konusu eşyaları iade faturası ile ...'in sahibi olduğu imalatçı firmaya iade ettiğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ...'a 6 adet fatura ile ihraç kaydı ile ürünlerini sattığını, ürünlerinin deposundan çıkışı dahi olmadan ücretinin ödenmemesi nedeniyle ...'ın 12.03.2010 tarihinde düzenlediği iade faturası ile iadesinin gerçekleştiğini, atılı suç ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, gümrükte iş takipçiliği yaptığını, şifresi bulunmadığı için başka firmaların şifreleri ile işlemler yaptığını, 11.02.2010 tarihli 13846 sayılı özet beyanı ... adlı yabancı taşıyıcı firma adına kendisinin hazırladığını, 09.02.2010 tarihli ...'a ait ... sayılı ihracat beyannamesini yavru beyanname olarak kaydettiğini, bu eşyanın daha önce çıkışının yapıldığı için özet beyana eklenmesinin talep edildiğini ve ücret karşılığında bu işlemi yaptığını, tırda aslen bu eşyanın yüklü olmadığını bildiğini ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... Nakliyat firmasında çalıştığını, kendisi adına alınan şifre ile şirket adına işlemler yapıldığını, firma çalışanı olan diğer kişiler tarafından da bu şifrenin kullanıldığını, 2010 yılında nisan ayı öncesinde firmanın Halkalı gümrük işlemlerini bizzat yaptığını, bu yavru beyannamenin nasıl eklendiğini bilmediğini, iddianamede ismi geçen şahısları ve firmaları tanımadığını, bu şahıs ve firmaların herhangi bir nakliye işini gerçekleştirmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... taşıyıcı firmasında nakliye işlerinin organizasyonunu yaptığını, kendisi adına alınan şifre ile şirket adına işlemlerin yapıldığını, söz konusu firmanın eşyasının araçları tarafından taşınmadığını, firmayı tanımadıklarını, gümrük müdürlüğündeki yoğunluktan kaynaklanan bir yanlışlığın olduğunu, ihracatçıyı tanımadığını, özet beyan girişlerini kendisinin yapmadığını, bu işleri ...'nun yaptığını ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, ... taşıyıcı firmasında gümrük işlemlerini takip ettiğini, firmanın Halkalı gümrüğünden sorumlu olduğunu, özet beyanları düzenlendiğini, söz konusu özet beyanı da kendisinin düzenlediğini, ancak eklenen yavru beyannameye dair bilgisinin olmadığını, gümrükte yoğunluktan kaynaklı birilerinin özet beyana eklemiş olabileceğini ifade etmiştir.
Sanıklar ... ve ... savunmalarında, eylemle ilgilerinin olmadığını, art niyetli kişiler tarafından ... sisteminin eksikliklerinden faydalanılarak işlemlerin yapıldığını, usülsüz işlemle ilgili bilgilerinin bulunmadığını, ... sistemindeki eksikliklerin de kendileri tarafından ortaya çıkarıldığını, sahteciliğe konu hiçbir belgenin kendileri tarafından düzenlenmediğini ifade etmişlerdir.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran beraat kararlarına yönelik temyizi ile sanıklar ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde;
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan ve Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin Temyizi Yönünden
Sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; adı geçen sanıkların anılan suçları diğer sanıklarla iştirak halinde işlediklerine dair dosyaya yansıyan somut delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, atılı suçun işlendiği son tarih olan 10.03.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Kararlarının Temyizi Yönünden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.09.2010 tarihli 2010/2936 iddianame numaralı iddianamede sanıklar ... ve ... yönünden yalnızca kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kamu davası açılmadığı halde, temyize konu kararda 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı olarak mahkemece anılan sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da beraat kararları verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Kararlarının Temyizi Yönünden
Suça konu ihracat beyannamelerinin tescil ve onay işlemlerinden sonra 3 adet özet beyana bağlanarak TIR karnesi muhteviyatı eşyaların ..., ... nakliyat ve ... firmalarınca nakledildiği ve anılan firmalarda çalışan ...'ın şifresi kullanılarak ... tarafından, ...'ın şifresi ile kendisi tarafından, yabancı taşıyıcı firma adına işlemi yapan ... tarafından TIR karnelerine alt satırlar açılarak yavru beyannamelerin düzenlendiği, bunun yanında söz konusu ihracat beyannemelerinin ... adına tescil edildiği ve bu firmanın sahibinin aynı zamanda beyannameleri doğrudan temsil yöntemi ile düzenleyen ... olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, 09.02.2010 tarihli 3 adet ihracat beyannamesinin ekinde bulunması gereken TIR karneleri ve diğer belgeler olmadan tescil edildikleri, bu nedenle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrasındaki düzenleme gereği "İhracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek" fiilinin somut olayda gerçekleştiği, keza suça konu diğer ihracat beyannamelerinin ekinde yer alan TIR karneleri incelendiğinde her bir yavru beyanname muhteviyatı eşyanın farklı bir TIR aracı ile nakliyesinin yapılması ve ana beyanname muhteviyatı eşyaları taşıyan nakil araçlarının yavru beyanname kapsamındaki eşyaları nakletmesinin dosya kapsamına göre mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların iştirak halinde yavru beyannamelere konu eşyaları Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkartmadıkları halde ihraç etmiş gibi gösterdikleri sabit olduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanıklar ... ve ...'ın Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Kararlarının Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanıkların dosya kapsamında diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte atılı suçu işlediği anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanık ... bakımından dosya kapsamında özet beyana eklenen 1 adet yavru beyanname ile sorumlu olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca cezasında artırım gerekmediği halde sanık hakkında zincirleme suç uyarınca fazla ceza tayin edilmesi,
4. Sanıklar hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
5. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan ve Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Kararlarının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Kararlarının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
D. Sanıklar ... ve ...'ın Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Kararlarının Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!