7. Ceza Dairesi 2021/3862 E. , 2023/5742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/562 E., 2016/128 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/560 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası,
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereği verilen 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2014/560 Esas, 2015/42 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.04.2015 tarihinde kesinleştirildiği, ancak sanığın vergiler toplamı olan 3.385,40 TL'yi ödememesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilerek; Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/562 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği erteli 10 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, hapis cezasının erteleme şartlarının oluşmadığına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, sanığın 16.09.2014 tarihinde 65KC628 plakalı araçla yolcu olarak Irak'... Türkiye'ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük Sahasına geldiği, Gümrük Muhafaza personelince araçta yapılan kontrolde, sanığın valizinde 14 adet Samsung marka GTS-7262 model ve 8 adet ASSE marka Q1 model olmak üzere toplam 22 adet cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalardaki savunmasında, telefonların kendisine ait olduğunu ve bu telefonları İstanbul'da yaşayan yeğenlerine bayram hediyesi olarak götüreceğini, ticari bir amacının olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Sanıktan ele geçen eşyaya yönelik alınan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/562 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde Habur Gümrük Sahasına gelen sanıktan 22 adet cep telefonu ele geçirildiği olayda, her ne kadar sanık telefonları satma amacının olmadığını beyan etmiş ise de, ele gelen gümrük kaçağı telefonun miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu kaçak telefonları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
2.Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
3.Davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi,
4.Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve davaya katılma hakkı olan Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde lehine karar tarihi itibariyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/562 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresinin vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!