7. Ceza Dairesi 2021/28850 E. , 2024/3102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/215 E., 2021/159 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri; ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında yaya olan suça sürüklenen çocuktan şüphelenilerek yanına gidildiğinde çantasında 231 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk savunmasında, suça konu sigaraları satmak amacıyla aldığını ikrar etmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin suça sürüklenen çocuk lehine olacağı değerlendirmesi ile dosyanın yerel mahkemeye iadesinden sonra, mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık ihtaratının suça sürüklenen çocuğun en son bildirdiği adresten farklı bir adrese tebliğe çıkarıldığı, savunması alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması, akabinde (7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. madde ve fıkrasının, 3/23. madde ve fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen düzenlemelerin suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerekirken, temel cezanın doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenmesinden sonra aynı Kanun'un 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, suça sürüklenen çocuğa, etkin pişmanlık kapsamında hüküm verilinceye kadar ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun en son bildirdiği adresinden farklı bir adrese etkin pişmanlık ihtaratının tebliğ edildiği, usulsüz tebligat sonrasında suça sürüklenen çocuğun beyanının da alınmadığı anlaşılmakla, yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun'un uygulanmaması suretiyle hüküm kurulması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!