7. Ceza Dairesi 2021/27667 E. , 2024/3282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/572 E., 2020/570 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
II. GEREKÇE
İstihbarati çalışmalar ve gelen ihbarlar değerlendirilmek üzere pasajda yapılan kontrollerde; sanığın metruk bir iş yerinin içerisindeki koliler arasındaki şüpheli hareketlerinin görülmesinin ardından bulunduğu yerden uzaklaştığı, bahse konu metruk iş yerinin kontrolü neticesinde koliler arasından 7 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, sanığın yakalanarak olay esnasında ele geçirilen 7 karton sigaranın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bu sırada elinde bulunan anahtarların suça konu sigaraların saklandığı kepenkle kapalı vaziyetteki deponun anahtarı olduğu değerlendirilerek Mahkemeden alınan
arama kararına istinaden depoda yapılan aramada; muhtelif markalarda 140 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği, toplamda 147 karton kaçak sigaranın yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; 7 karton kaçak sigaranın kendisine ait olduğunu, bunları amcasına kullanmak için götüreceğini, ticari amacının olmadığını, kendisinde bulunan anahtarla deponun açılmasının tesadüf olduğunu, deponun kilidi bozuk olduğundan cebindeki anahtarın depoyu açtığını beyan etmiştir.
Sanığın metruk bir iş yerine sakladığı kaçak sigaralar ile cebindeki anahtarla usulüne uygun biçimde alınan arama kararına istinaden deposundan ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, deponun kilidinin bozuk olmasından dolayı cebindeki anahtarın kilidi açtığından ibaret sanığın savunmasının açıkça suçtan kurtulmaya yönelik olup mevcut durumun tesadüf sınırlarını aşması, sanıktan ele geçen anahtarla açılan depodaki sigaraların açıkça sanığa ait olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'ın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.İddianamede sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası talep edildiği halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmaksızın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2.Suça konu eşyanın pek hafif değerde olduğu nazara alınarak 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği sanık hakkında belirlenen cezada 1/2'den daha fazla ve neticeten 2/3 arasında bir oran belirlenerek indirim yapılması gerekirken 1/4 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
3.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 20.09.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, temyiz edilmeden kesinleşen Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/800 Esas, 2021/648 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.09.2013 olduğu,
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı
şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!