WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/27571 E.  ,  2024/1640 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2020/202 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... Çatalhöyük'ün temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, sanık ...'ün sahibi olduğu, diğer sanık ...'ın ise çalışanı olduğu ... Elektronik adlı iş yerinde ihbar üzerine alınan adli arama kararına istinaden yapılan aramada, 19 adet kaçak olduğu değerlendirilen cep telefonu ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun raporuna göre, suça konu cep telefonlarının bir kısmının kayıt dışı, elektronik kimlik bilgileri kopyalanmış ve değiştirilmiş telefonlar olduğu tespit edilmiştir.
Suça konu cep telefonları için alınan 12.02.2014 bilirkişi raporu dava dosyasında yer almaktadır.
Sanıklar tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Sanıklar bozma sonrası kendilerine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı ve kamu zararını ödeyemeyeceklerini beyan etmiştir.

Dosyada mevcut KEMT varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik uygulamasına göre "hafif" değer aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı içeriğine göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanııkların eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Sanıklar hakkında, ele geçirilen 19 adet cep telefonu yönüyle dava açıldığı ve dosyadaki KEMT varakasının da 19 adet cep telefonu için düzenlendiği cihetle, 04.03.2020 tarihli Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda kaçak olmadığı anlaşılan 4 adet cep telefonunun iadesine karar verildiğinin anlaşılmasına karşın, sanıklara bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratının 19 adet kaçak cep telefonu için tanzim edilen KEMT varakası esas alınarak yapılması, hukuka aykırı görülmüştür.

3.Katılan lehine vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müteselsilen alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

4.Dosyada mevcut KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin hafif kabul edildiği cihetle; değer hafifliği nedeniyle indirim uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanıklar hakkında fazla cezaya hükmolunması, hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,