WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/24986 E.  ,  2024/3050 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4328 E., 2020/255 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği, sanığın 2 adet ağaç dışında gerekçeye esas alınan diğer ağaçların kesilmesine yönelik eyleminin olmadığına, suç tutanağının usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğine, 1042 adet ağacın sanık tarafından kesildiğinin kesin ve sabit olmadığına, kesin ve açık ispata dayanmadan hüküm kurulduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının haksız ve yersiz olduğuna ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontroller sırasında sanığın çam ağaçlarını tahrayla boğma yaparken yakalandığı, çevrede yapılan incelemede aynı yöntemle 1042 adet ağacın boğularak yada tepe kısımları boğularak kurutulduğunun tespiti üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman (6831 sayılı Kanun) Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, iki adet ağaç kestiğini beyan etmiştir.

Tutanak tanığı sanığı suç üstü yakaladıklarını, sanığın ağaçları otlak alanı açmak için boğduğunu söylediğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yapacak nitelikte 1042 adet kızılçam ağacının tahra ile boğularak hayatiyetini kaybettiği tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanık hakkında ağaç kesme suçundan neticeten hapis cezasından çevrilen 3000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 820,00 adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek sanığın 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Davanın dayanağını oluşturan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde sanığı tahra ile ağaçları boğarken görülmesi, mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde 1042 adet ağacın tahra ile boğulduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabul edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.