WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/24119 E.  ,  2024/4653 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/217 E., 2019/270 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; beraat etmesi gerektiğine ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın rahatsızlığı sebebiyle, Erzurum Asker Hastanesi Psikiyatri Servisine sevk edilmesi üzerine, refakatçisi Bkm. Er ... ile beraber 10.04.2012 tarihinde Bayburt'taki Birliğinden ayrıldığı, sanığın aynı gün psikiyatri servisinde muayenesinin yapıldığı ve genel psikiyatrik muayene, idareci tarafından istenmiş tanısı ile ilaç tedavisi verilip önerilerde bulunulduğu, sanığın hastanedeki işlerinin bitmesini müteakip katıldığı Erzurum KTM’den 13.04.2012 tarihinde ayrıldığı, aynı gün saat 13.00'da Erzincan KTM’ye giriş yapıp 14.30’da da çıkış yaptığı, Erzincan Bayburt arasında tanınması gereken bir gün yol süresinin sonunda, en geç 14.04.2012 günü saat 24:00’a kadar Birliğine
katılması gerekirken katılmadığı, 08.06.2012 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

(Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/729 Esas, 2015/737 Karar sayılı bozma ilamı kapsamında yeminli beyanlarına başvurulan tanıklar ... ve ...’in ifadeleri dava dosyasında mevcuttur.

Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğinin 13.02.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1-2 maddesinden yararlanamayacağı bildirilmiştir.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesinde yazılı firar suçu; asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmeyen suçlardan olduğu göz önüne alındığında; sanığın, 15.04.2012-08.06.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve kendiliğinden gelmekle son bulan firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.