WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/24078 E.  ,  2024/4016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3071 E., 2019/1702 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; babasının ameliyat olması sebebiyle izin istediğine ancak 15.07.2016 tarihinde yaşanan olaylar sebebiyle izin verilmediğine, babasının tarladaki mahsulü hasat edecek durumda olmadığına, firar ettiğine, başındaki komutanlarının FETÖ mensubu olabilme ihtimalinden korktuğuna, mücbir sebeplerle firar ettiğine, suç tarihinde lehe olan Kanun hükümlerinden faydalanması gerektiğine ve askerlik süresinin 6 aya indirilmiş olduğuna lişkindir.

II. GEREKÇE
Sanığın, 2. Zırhlı Tugay Lojistik Destek Tabur Komutanlığında 1996/2 tertip İkmal Er iken 21.07.2016 tarihinde izinsiz olarak birliğinden ayrıldığı, daha sonra 22.08.2016 tarihinde kendiliğinden Birliğine döndüğü, bu şekilde sanığın 21.07.2016 tarihinde başlayıp 22.08.2016 tarihinde kendiliğinden dönmekle sona eren firar suçunu işlediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 73. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın Birliğinden izinsiz ayrılarak bir süre firar halinde kaldıktan sonra kendiliğinden gelmek suretiyle işlemiş olduğu firar suçunun sübuta erdiği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın eyleminin firar suçunu oluşturduğunun kabulü ile 1632 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi gereği, sırf askeri suç niteliğinde olan firar suçuna ilişkin hükmolunan netice cezanın dört aydan daha fazla süreli hapis cezası olması nedeniyle seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.

1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.