WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/23891 E.  ,  2024/6537 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/849 E., 2018/955 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçlamayı kabul etmediğine, mağdur ...'ın kışkırtması sonucu diğer askerlerin saldırısına uğradığına, ...'ın kendisiyle uzlaşmak istediğine, verilen cezanın şüpheye dayandığına ve hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/22573 Esas 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas 2022/14979 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci

maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Yapılan incelemede; askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, olay tarihinde koğuş bölgesinde taşkınlık yaptığı, kendini yerden yere vurduğu, gürültüler üzerine nöbetçi olan mağdurlar P.Ütğm. ..., P.Asb.Bçvş. ... ve P.Uzm.Çvş. ...’ın olay yerine geldikleri, sanığı sakinleştirmeye çalıştıkları sırada mağdurlara hitaben silahını çek vur beni, sizi öldürürüm, siz vurmazsanız ben sizi vururum sözlerini sarf etmek suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında amir ve üstü tehdit etmek suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 82/2. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca zincirleme suç hükümleri kapsamında cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğinin, 06.01.2015 tarihli ve 79 sayılı sağlık kurulu raporunda antisosyal kişilik örüntüsü tanısı konan ve madde kötüye kullanımı bulunduğu tespit edilen sanığın suç tarihinde ve halen askerliğe elverişli olduğu tespitine yer verilmiştir.

Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğinin, 21.01.2015 tarihli yazı ekinde bulunan kati adli raporunda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1-2 ve 34. madelerinden faydalanamayacağı belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre; gerekçeli kararın "GEREKÇE" başlıklı bölümünde; sanık savunmaları, mağdurların beyanları, tanıkların beyanları, vak'a kanaat raporu, olay tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanığın üzerine atılı amiri tehdit suçunu işlediği ... görülerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; hangi tanık ifadelerinin hükme esas alınarak diğer tanık ifadelerine göre üstün tutulduğu hususuna gerekçeli hükümde hiç yer verilmediği ve hükmün bu yönüyle gerekçeden yoksun olduğu anlaşıldığından yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.