WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/23429 E.  ,  2024/2907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/642 E., 2018/664 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmolunan adli para cezasını ödeyecek gücünün olmadığına ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın 20.01.2014 tarihinde...Ekmek Fabrikası Komutanlığında askerlik hizmetini yaptığı esnada, Ulş.Er ... ile tartışma yaşadığı, ...' in üzerine baltayla yürüdüğü, ...'ın içinde bulunduğu büronun kapısını açmaya çalıştığı, kapıyı açamayınca yumrukla kapının camını kırdığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130 uncu maddesi uyarınca cezalandırılması ve hazine zararının tahsili istemiyle kamu
davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olayın ... ile yaşadığı tartışma sonucu meydana geldiğini, olay sonrası psikiyatrik tedavi gördüğünü, meydana gelen hazine zararını ödediğini beyan etmiştir.

Sanık hakkında Gümüşsuyu Asker Hastanesi Baştabipliğince tanzim edilen 20.01.2014 tarih ve 6112 sayılı adli raporda sanığın sağ el dorsumunda kesi tespit edilmiştir.

Tanıklar...' ın yeminli beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

Sanığın eylemi nedeniyle ortaya çıkan hazine zararının tamamını karşıladığına dair belge dosyada mevcuttur.

1632 sayılı Kanun'un 130’ uncu maddesinde yer alan “Askeri eşyayı kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip eden, özürsüz kaybeden veya harabolmasına sebebiyet veren veya özel menfaati için kullanan asker kişiler, eşyanın değeri, önemi, meydana gelen hasarın miktarı ve fiilin işleniş şekline göre üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Suç konusu eşya; silah, mühimmat, savaş aracı veya gereci ise ceza artırılır.

Kaybedilen, kasten terk veya kısmen yahut tamamen tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanığın, askeri eşya olduğuna kuşku bulunmayan kapı camına yumrukla vurarak tahribine sebep olduğu gözetildiğinde; 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça konu eylemi sabit görülerek Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.