7. Ceza Dairesi 2021/22732 E. , 2024/3576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1009 E., 2016/939 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığın atılı eylemi gerçekleştirdiğinin şüpheli kaldığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan incelemede; sanık P.Ütğm.... ile katılan J.Er ...'in Ankara Merkez Komutanlığında görev yaptıkları, 08.09.2014 tarihinde Bölük Komutanı vekili olarak görevli sanığın sabah yoklamasını aldıktan sonra bölük personeline yat-kalk, çök-kalk, şınav çekme ve benzeri eğitim hareketlerini yaptırması için emir komutayı J.Bçvş....'ya bırakarak odasına geçtiği, J.Ütğm.... ile birlikte otururken bir müddet sonra odasından eğitim alanına doğru baktığında katılanın verilen komutlara uymadığını görerek hareketleri niçin yapmadığını sorduğu, katılanın kasık fıtığı ameliyatı olduğunu, bu nedenle hareketleri yapamadığını söylediği, sanığın aynı ameliyatı kendisinin de olduğunu, bu durumun eğitim yapmasına bir engel teşkil etmeyeceğini söyleyerek katılana eğitim alanına gidip esas duruşta beklemesini söylediği, katılanın odadan ayrılarak eğitim alanına gittiği, sanığın tekrar camdan eğitim alanına baktığında katılanın esas duruşta da uygun bir şekilde durmadığını görmesi üzerine katılanı tekrar odasına çağırttığı, katılana neden esas duruşta durmadığını sorduğu, katılanın da tekrar ameliyat olduğunu ve ayakta duramadığını söylediği, bunun üzerine sanığın katılana git o zaman tek ayak üzerinde dur şeklinde emir verdiği, katılanın ameliyat olması nedeniyle hareketleri yapamadığını ve ayakta duramayacağını tekrar tekrar söylediği, katılanın bu cevabına sinirlenen sanığın oturduğu makamdan ayağa kalkıp katılana yaklaşarak yüzüne vurduğu, bu sırada odada bulunan ancak pencereden dışarı bakması nedeniyle vurma anını görmediğini beyan eden tanık J.Ütğm....'nün arkasını döndüğünde katılanın yüzünü tutarak yere kapandığını, ağladığını ve burnunun kanadığını görmesi üzerine sanığa abi sen ne yaptın diyerek olaya müdahale ettiği, sanığın habercisini çağırtarak katılanı lavaboya gönderdiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında özetle; katılanın eğitimin gereklerine uymaması sebebiyle kendisini ikaz ettiğini, ikazlarına rağmen katılanın kasık fıtığı ameliyatını öne sürerek tutumlarını sürdürdüğünü, bunun üzerine korkutmak maksadıyla kaba etine vurmak için hamle yaptığını, ikinci hamlesinde elinin katılanın yüz kısmına geldiğini, katılanın burnunun kanadığını ve gözünün şiştiğini, kendisine vurma kastının olmadığını beyan etmiştir.
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığının 07.01.2015 tarihinde katılan adına düzenlediği kati rapor dosyada mevcuttur.
Beytepe Asker Hastanesi Baştabipliğinin 02.07.2014 tarihli üç uzman tabip imzalı sağlık raporunda; katılanın geçirmiş olduğu operasyon sebebiyle 30 gün hava değişimi uygun görülmüştür.
Katılan ... ve usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar ..., ..., ... ve ...'nün ifadeleri dosyada mevcuttur.
1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu
kabul edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; sanığın katılanın yüzüne yumruk atmak şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin asta müessir fiil suçunu oluşturduğu sabit görülerek, Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının sanıktan tahsil edileceğine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!