WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAIRESI

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/22667 E.  ,  2023/9763 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/869 E., 2018/471 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.09.2012 tarihli ve 2012/320 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.09.2012 tarihli ve 2012/320 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/149 Esas, 2014/129 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.09.2014 tarihli ve 2014/125 Esas, 2014/355 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 05.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.01.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 20.02.2016 tarihinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediğinin Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2017/869 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan 29.09.2014 tarihli ve 2014/125 Esas, 2014/355 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen kararın yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; olay tarihinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 29.01.2012 tarihinde çıkartıldığı çarşı izninden aynı gün saat 11.00' a kadar dönmesi gerekirken dönmediği, bilahare 22.03.2012 tarihinde saat 15.00 sıralarında Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; çarşı iznindeyken otobüse binip Kırşehir'e ailesinin yanına gittiğini, firar etmesinin sebebinin kendisine silah verilmemesi, nöbetten muaf tutulması ve aktif bir görev verilmemesi olduğu, vücudunda jilet izlerinin bulunduğunu, uyuşturucu ve uyarıcı madde
kullandığını, psikiyatrik problemlerinin olduğunu ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
3.Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığının, 13.07.2012 tarihli ve 4434 sayılı üst makam onaylı sağlık kurulu raporunda sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, antisosyal kişilik özelliklerinin bulunduğu, madde kullanımının bağımlılık düzeyinde olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanmasının uygun olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
4.Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığının, 25.07.2012 tarihli ve 9100-12 sayılı sanık hakkında düzenlenen adli raporu dosya arasında mevcuttur.
5.Olay tespit tutanağı, yakalanma tutanağı, vaka kanaat raporu, kıta anket formu, sanığın tedavi ve sağlık kayıtları ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2016/116 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen ve genel kastla işlenebilen suçlar arasında bulunduğundan; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın ailevi ve psikolojik sorunları sebebiyle firar etmek zorunda kaldığı şeklindeki beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek, tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2018 tarihli ve 2017/869 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.11.2023 tarihinde karar verildi.