7. Ceza Dairesi 2021/22655 E. , 2024/3237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/642 E., 2018/765 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan incelemede; 07.03.2014 tarihinde gönderildiği çarşı izninden, aynı gün öngörülen saatte dönüp Birliğine katılması gereken sanığın, Birliğine dönmeyerek firar ettiği, firar halinde iken 10.03.2014 tarihinde, Emniyet Güçlerince, bir başka suçtan dolayı yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında mehil içi firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 68/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; çarşı izinindeyken telefonla ailesini aradığını, babasının rahatsız olduğunu duyunca memleketine gittiğini, o sırada başka bir suça karışarak yakalandığını beyan etmiştir.
Kovuşturma evresinde dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalâasında, sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1-2 fıkralarından faydalanamayacağını belirtmiştir.
Sanığın Birliğine dönmediğine ve yakalandığına dair tutanak dosyada mevcuttur.
1632 sayılı Kanun'un 68 nci maddesinde yer alan "Mehil içinde yakalananların cezası" başlıklı;" 66 ve 67 nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Aşağıda yazılı hallerde, gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır.
A) Fail beraberinde silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise,
B) Fail hizmet yaparken kaçmış ise." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; sanığın mazeret kabul etmeyen mehil içi firar suçunu işlediği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!