7. Ceza Dairesi 2021/22650 E. , 2023/5636 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/335 E., 2018/811 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.02.2012 tarihli ve 2012/275 Esas,
2012/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.02.2012 tarihli ve 2012/275 Esas, 2012/40 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/937 Esas, 2013/1433 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/123 Esas, 2015/1544 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 19.01.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.01.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 13.02.2016 tarihinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğinin Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/177 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/335 Esas, 2018/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/123 Esas, 2015/1544 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ... 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında fazladan cezaya hükmedildiğine ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 19.11.2011 tarihinde, 12.00-14.00 saatleri arasında nöbetçi, mağdur P.Onb. ...’ın da aynı gün nöbetçi onbaşı oldukları; nöbet değişiminin geç yapılması sebebiyle, nöbet süresinin 15 dakika uzadığı; saat 14.15 sıralarında yapılan nöbet değişimin ardından, sanık ile aynı nöbet yerinde nöbet tutan P.Er ...’nin, gazinoya geçtikleri; sanığın, gazinoda oturan mağdura, neden nöbetçileri geç gönderdiğini sorduğu; mağdurun da, nöbet paraflanacaktı, Nöbetçi Subayının odasına gittim, odasında yoktu, o yüzden nöbet takıldı dediği; bu nedenle, aralarında tartışma başladığı; mağdurun sanığa küfür ettiği ve tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafların birbirlerine vurdukları, sesler üzerine gazinoya gelen diğer askerlerin ayırması üzerine, olayın sona erdiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmalarında özetle; olay tarihinde nöbetini tuttuktan sonra koğuşa gittiğini, nöbet meselesinden dolayı üst devresi olan ... ile aralarında tartışma çıktığını, tartışma üzerine ...'ın kendisine küfür etmesi üzerine kavganın başladığını, gazinoda bulunanların kendilerini ayırdıklarını, bozma ilamına karşı bir diyeceğinin olmadığını, öncelikle beraatini talep ettiğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını kabul ettiğini, yine maddi durumunun ... olmaması ve annesine kendisinden başka bakacak kimse bulunmaması sebebiyle hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.
3.Mağdur ... hakkında tanzim edilen Çorlu ... Hastanesi Baştabipliğinin 19.11.2011 tarihli ve 358 numaralı genel adli muayaene raporunda mağdurun hayati tehlikesinin bulunmadığı tespiti yapılmıştır.
4.Usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar ... ve ...'in ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
5.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli ve 2017/177 Esas, 2018/36 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın, Çorlu ... Hastanesi Baştabipliğinin 19.11.2011 tarihli ve 358 numaralı genel adli muayaene raporunda mağdurun sağ gözünde şişlik ve ekimoz, ayrıca kasıkta yanmaya sebebiyet vermek şeklindeki suça konu eylemine ilişkin Mahkemece, 1632 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "... az vahim hallerde altı aydan aşağı olmamak üzere hapsolunur..." şeklindeki düzenlemeye istinaden alt sınırdan ceza tayin edilip ardından 5237 sayılı Kanun'un haksız tahrike ilişkin hükümlerin uygulanarak cezasında indirim yapılması karşısında sanık müdafiinin, hakkaniyete aykırı olarak fazladan cezaya hükmolunduğu şeklindeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.
2.Olay tarihinde sanığın rütbesiz ... er, mağdurun ise onbaşı rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdura vurmak
suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/335 Esas, 2018/811 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!