7. Ceza Dairesi 2021/22394 E. , 2024/1641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/9 E., 2020/992 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
II. GEREKÇE
Suça konu eşyanın değerinin "normal " olması ve teşdiden ceza tayin edilmesi nedeniyle uygulama lehe olduğundan tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde, kolluk görevlilerince icra edilen yol emniyet ve kontrol faaliyeti esnasında Van ilinden Ağrı iline doğru seyir halinde olan sanık ...'in kullandığı otomobile kolluk görevlilerince dur ihtaratında bulunulmuş, araç durmayarak kaçmaya başlamış, lastik patlatan kullanılarak durdurulan
otomobilde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 940 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanık ... bozma öncesi atılı suçu ikrar ettiği, bozma sonrası ise alınan savunmasında gümrüklenmiş değerin iki katını karşılayacak maddi gücü olmadığını beyan etmiştir.
Suçta kullanılan nakil aracına ilişkin ruhsat sureti, kira sözleşmesi ve malen sorumlu beyanı dava dosyasında mevcuttur.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, malen sorumlunun aracın aralarındaki kira sözleşmesi nedeniyle olay tarihinde sanıkta bulunduğunu belirterek kira sözleşmesini ibraz etmesi ve sanık tarafından da kira ilişkisinin doğrulanması karşısında, dosya kapsamında malen sorumlunun iyi niyet iddiasının aksi ispatlanamadığından nakil aracının iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmakla, nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanığın tekerrüre esas alınan ilâmında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, bu dosyada suç tarihinin 25.03.2011 olduğu ve Dairemizin uygulamasına göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet kapsamında kaldığından suçtan zarar görenin Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu anlaşıldığından, anılan davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisi olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davadan haberdar edilip edilmediği ve gerekçeli karar tebliğ edilerek usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek sonucuna göre bahse konu ilâmın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hususları, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!