WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/21883 E.  ,  2024/3250 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/694 E., 2017/515 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 09.09.2016 tarihinde günlük izne çıktığı, aynı gün Birliğine katılması gerekirken firar ettiği, 28.09.2016
kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 73. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

Vak'a kanaat raporu, izin belgesi, sanığın firar ettiğine ve kendiliğinden döndüğüne dair tutanak dosyada mevcuttur.

Yargılama aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında sanığın askerliğe elverişlilik ve cezai ehliyet durumunun tespiti için gözlem altına alınmasına gerek olmadığını ifade etmiştir.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a bendinde düzenlenen ve özgü (mahsus) suçlardan olup, yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilen, 09.09.2016-28.09.2016 tarihleri arasında kesintisiz sürerek kendiliğinden gelmekle son bulan firar suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Hapis cezasına mahkûmiyetin Kanunî sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.