7. Ceza Dairesi 2021/20980 E. , 2023/4884 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2014 tarihli ve 2014/1022 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/790 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 ... 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğunu belirterek beraatına karar verilmesini talep etmiş ise de savunmalarına itibar edilmeyerek hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesinin, paraya çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin lehine uygulanmamasının usul ve Kanun'a aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, son yoklamasını tabi olduğu celp döneminin son gününden önce yaptırmamış olması nedeniyle Kırıkkale Valiliği İl İdare Kurulu'nun 17.12.2013 tarihli ve 34520 Esas, 210 Karar sayılı idarî yaptırım kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.376,00 TL idarî para cezası ile cezalandırıldığı, 09.01.2014 tarihinde sanığa tebliğ edilen bu kararın 25.01.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın, hakkında kesinleşmiş idarî para cezası kararı bulunmasına rağmen son yoklamasını yaptırmadığı, yoklama kaçağı olarak aranmakta iken 08.02.2014 tarihinde kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında eşi ve çocuklarının geçimini sağlayacak parayı hazırlayamadığı için askerlik işlemlerini yaptıramadığını belirterek beraatına karar verilmesini, şayet ceza verilecek olur ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Kırıkkale Valiliği İl İdare Kurulunun 17.12.2013 tarihli ve 34520 Esas, 210 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4. İdari yaptırım kararının 09.01.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5. Sanığın 08.02.2014 tarihinde yakalandığına dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır.
6. Kırıkkale Askerlik Şubesi Başkanlığının 26.02.2014 tarihli ihbar yazısı dosya arasında bulunmaktadır.
7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.Sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na (1111 sayılı Kanun) eklenen geçici 55 inci
maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ... içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar." hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise "Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adlî soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idarî para cezaları tahsil edilmez" hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında;
Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanığın bedelli askerlik yapmadığının tespit edilmesi halinde, 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, objektif koşullar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmayan, mahkemesince alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında "şartlar oluşmaması" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi
içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz edileceğine karar verilmesi,
6. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanığın denetim süresini ... halli olarak geçirdiği takdirde ertelenmiş bulunan hapis cezasının infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
7. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "25.01.2014-08.02.2014" yerine "08.02.2014" şeklinde gösterilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/790 Esas, 2016/10 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!