WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/20161 E.  ,  2024/1934 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/340 E., 2020/698 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi sebebiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılarak temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; sanığın İzmir Foça Amfibi Destek Tabur İstihkam Savaş Bölük Komutanlığı emrinde görevli iken 24.12.2015 tarihinde Pamukkale Askerlik Şubesi Başkanlığınca 1 gün yol süresi verilerek birliğine sevk edildiği, yol süresi sonunda en geç 26.12.2015 tarihinde birliğine katılması gerektiği halde katılmayarak firar ettiği, bir süre firarda kaldıktan sonra, 29.01.2016 tarihinde hırsızlık suçu şüphesi ile Denizli-Afyon karayolu üzerinde yakalandığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi sebeplerle firar ettiğini beyan ederek atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

Sanığın Birliğine süresinde katılış yapmadığına ve yakalandığına dair tutanaklar dosyada mevcuttur.

Kovuşturma aşamasında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; sanığın suç tarihlerinde davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyetinin tespiti içim gözlem altına alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.

Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a bendinde düzenlenen ve özgü (mahsus) suçlardan olup, yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilen, 27.12.2015-29.01.2016 tarihleri arasında kesintisiz sürerek yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.