7. Ceza Dairesi 2021/20140 E. , 2024/2739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1261 E., 2016/373 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Suça sürüklenen çocuk ... sanık ... hakkında
beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya
müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Suça sürüklenen çocuk ... sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki beraat kararları ile nakil aracının müsadere edilmemesi yönleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ..., hakkındaki kararı temyiz etmek istediğine ilişkin süre tutum dilekçesi sunmuştur.
II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, KOM şubesi çalışmalarında nakliyatçılar sitesinde bir depoya tankerle kaçak akaryakıt boşaltıldığı yönünde bilgiler alınması üzerine, kolluk görevlilerince bahse konu yere intikal edildiğinde deponun açık kapısından içeride...plakalı tankerle yanında hortum uzatılmış sabit tankların ve sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun olduğu görülerek, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararı gereği yapılan aramada; 19.560 kilogram menşei belli olmayan sıvı, digital tartı, 3 adet 8 tonluk tank, 148 adet 18 litrelik bidon ele geçirilmiştir. Eşyanın dansimetre cihazı ile ölçümünde "madeni yağ" olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... eşyanın madeni yağ olduğunu, sevk irsaliyesinin eşyanın alıcısında olduğunu söylemiş ve yaklaşık 40 dakika sonra temyiz dışı sanık ... eşyanın bitkisel yağ olduğuna ilişkin sevk irsaliyesi sunmuştur. Sunulan sevk irsaliyesinin eşyanın ele geçirildiği yer ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Eşyanın sahibinin sanık ... olduğunu beyan etmişlerdir.
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, sonrasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle dosyalar
birleştirilmiştir.
Dosya kapsamındaki İnönü-PAL raporuna göre; eşyanın biodizel ve petrol türevi organik sıvı karışımı olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır.
Sanık ... savunmasında, tankerin sahibi ...........,'in talebi üzerine bitkisel yağ yükleyerek getirdiğini, suça sürüklenen çocuğu tanımadığını ifade etmiştir.
Temyiz dışı sanık ... savunmasında, ...'den sıvıyağ sipariş ettiğini, eşya kendisine ait depoya boşaltılmadan polisler tarafından yakalandığını, eşyaya ne şekilde petrol ürünü karıştırıldığını bilmediğini, Muzaffer'in patronu olan ........, ile ürünün taşınması konusunda anlaştığını, suça sürüklenen çocuğun nakliyeciler sitesinde tamircide çalıştığını, kısa süreliğine depoda olmayacağı için ondan rica ettiği için deposunda olduğunu, suça sürüklenen çocuğun olayla ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk savunmasında, tamircide çalıştığını, temyiz dışı sanık ...'un deposunun çalıştığı yere yakın olduğunu, ricası üzerine depoda kısa süreliğine beklerken polislerin geldiğini, olayla ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, aracın kendisi adına kayıtlı olduğunu, eniştesi ...'e ait olduğunu, davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran beraat kararlarına ve suçta kullanılan nakil aracına yönelik olduğu anlaşılmakla;
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Beraat Kararının Temyizi Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay
tutanağı, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine atılı suçu işlediği, diğer sanıklara iştirak ettiği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararının Temyizi Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.12.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece taraflar haberdar edilip duruşma açılmak suretiyle araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi ile Katılan ... İdaresi Vekilinin Suçta Kullanılan Nakil Aracını Temyizi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61
inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
3. Suçta kullanılan nakil aracı ile ilgili dinlenen malen sorumlunun tankerin kendi adına kayıtlı olduğunu ancak fiilen ...'e ait olduğunu beyan etmesi, sanıkların da bu yöndeki beyanları doğrultusunda, suçta kullanılan tankerin sahibi olduğu anlaşılan ...'in usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda oIup olmadığının tespit edilmesinden sonra 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi kapsamında suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararını Temyizi ile Katılan ... İdaresi Vekilinin Suçta Kullanılan Nakil Aracını Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!