WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/20109 E.  ,  2024/5031 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/337 E., 2016/471 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın 27.05.2016 tarihinde tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 24.06.2016 tarihinde temyiz ettiği, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savısının temyiz istemi, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

Sanığın temyiz istemleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik Olarak;
Sanığın, 27.05.2016 tarihinde tefhim edilen kararı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 24.06.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemine Yönelik Olarak;
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen marka hakkına tecavüz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbidir. Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir. Başka bir ifade ile, şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.

Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir. Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 71-83 üncü maddelerinde düzenlenmiş olup, hem 6100 sayılı Kanun'da hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince;

Dosya içerisinde mevcut olan ve ... .... ve .... yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamelerin içeriğinde “Bir gümrük davasını ya da diğer davaları takip etme anlaşması vaka bazında mektup,telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamaların bulunması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2021 tarihli yazısına rağmen, marka hakkı sahibi firmalar vekilinin sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmaların yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından, marka sahibi firmaların sanık hakkında şikâyet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetlerinin bulunmadığı gözetilerek davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemine Yönelik Olarak
Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.