WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/19590 E.  ,  2024/5400 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 E., 2020/229 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının hatalı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, olay tarihinde iş yerinin tam olarak faaliyete geçmemiş olduğuna, ürünlerin, sanığın iş yerinde olmadığı sırada, bu alandaki ticari faaliyete vakıf olmayan ağabeyine bırakılan örnek ürünler olduğuna, sadece 5 adet ürün ele geçtiğine, sayı bakımından ticari kazanca konu olabilecek miktarda olmadığına, ürünler üzerinde farklı tasvirlerin olmasının örnek ürünler olduğuna ilişkin savunmayı doğruladığına, olay tarihinde 1 TL den satıldıklarına, satış amacı ile bulundurmuş olsa çok daha fazlasının bulundurulması gerektiğine, ürünlerin sanık tarafından satışa arz edilmediklerine, tanık T.M.'nin beyanları ile durumun sabit olduğuna, tutanak tanıklarının ise kolluk personeli olmaları nedeniyle altına imza attıkları tutanağın aksini söylemelerinin kendilerinden beklenemeyeceğine, kaldı ki tanıklardan birinin olayı hatırlamadığını beyan ettiğine, bir diğerinin ise hatırladığı kadarıyla olayı anlattığına ve yüzeysel ve genel cevaplar verdiğine, tanık beyanlarının değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Katılan vekili 02.04.2013 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... isimli iş yerinde hak sahibi olduğu tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

Arama ve el koyma kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 04.04.2013 tarihinde yapılan aramada; 5 adet telefon kapağı bulunarak el konulmuştur.

Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Dosyada mevcut 27.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığı, yeni ve kullanılmamış ürünler olduğu, katılan adına tescilli markanın iltibas oluşturmak suretiyle kullanıldığına dair görüş bildirilmiştir.

Taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama kapsamında, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.