7. Ceza Dairesi 2021/19249 E. , 2024/4801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/390 E., 2016/598 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; terzilik yaptığına, tuhafiye ürünleri de sattığına, iş yerinde 4 adet ... markalı ürün bulunduğuna, markalı ürünleri bilerek satmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile sanık tarafından işletilen ... isimli iş yeri hakkında, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
Samsun 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 09.02.2016 tarihli ve 2016/345 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanığın da hazır bulunduğu halde yapılan aramada, 2 adet eşofman altı, 1 adet tişört ve 1 çift ayakkabıya el konulmuştur.
Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; iş yerinin kendisine ait olduğunu, ürünleri, açık adres ve kimliklerini bilmediği Samsun merkezde bulunan toptancılardan satın aldığını, ürünlerin devamının bulunmadığını, markalı ürünler olduklarını dahi bilmediğini, ürünlerin faturalarının olup olmadığını da bilmediğini, asıl mesleğinin terzilik olduğunu, ürünlerin taklit ürünler olduğunu bilse iş yerine koymayacağını, ilçede marka kültürü olmadığını, hiç bir müşterinin ... ürün olup olmadığını sormadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Dosyada mevcut 15.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ürünlerin orijinal olmadığı, bir kısım ürün üzerinde katılana ait tescilli ve koruması devam edem markaların ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin, bir kısım ürün üzerinde ise birebir aynılarının kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Sanığın yaptığı iş gereği, iş yerinde ele geçen ve tescilli markaları taşıyan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/7. maddesinin; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!