WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/18844 E.  ,  2024/3996 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/40 E., 2016/220 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, su borusunun müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; başkaları tarafından ormana hiç bir zarar vermeksizin getirilen suyun köyün istifadesine sunulduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
Şikâyet üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, 31.12.2014 tarihi tutanak ile kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunan iki adet su kaptajı ve sanığın evine toprağın altından ulaşan 909 metre su borusu tespit edilmiştir.
Sanık hakkında anılan tutanağa istinaden 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Orman muhafaza memurlarınca düzenlenen ilk tutanakta eksik tespitler yapıldığına dair bilgiler alınması
üzerine 24.03.2015 tarihli tutanakla aynı yerde sanığa ait su deposu ile yaklaşık 30 metre su borusunun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında anılan tutanağa istinaden 6831 sayılı Kanunu'nun 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olup iş bu davanın ana dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın ilk tutanağa ilişkin savunmasında; kendisi köy muhtarı olmadan önce köy sakinlerinin bahse konu suyu köyün istifadesine sunduklarını, şebeke suyu yetersiz kaldığından bahse konu suyun şebekeye bağlandığını, diğer tutanağa ilişkin olarak savunmasında ise dedesinin tarlasında kim tarafından konulduğunu bilmediği bir büzün olduğunu, bu büze hortumla su geldiğini, büzden akan suların boşa gitmemesi amacıyla tahliyesi için yerleştirilen hortuma ek yaparak hayvanların istifadesine sunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Orman muhafaza memurlarının düzenlendiği suç tutanakları ve bilirkişi raporlarına göre kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunan kaptajlar ve su boruları vasıtasıyla sanığın evine gelen suyu tutanak tarihi itibarıyla kullandığı, aynı yere ilişkin daha sonra düzenlenen tutanağın ilk tutanaktaki tespiti yapılamayan eksikliklere istinaden düzenlendiği nazara alınarak tek hüküm kurulmasının usul ve kanuna uygun olduğu, dosya kapsamında tutanak tarihinden önce suça konu yerde orman tahdit sınırının kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı cihetle; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.12.2014 yerine 2014-24.03.2015 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki kaptajların talep edilmesi halinde müsaderesine mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.