WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/18611 E.  ,  2024/3566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/556 E., 2018/509 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/556 Esas, 2018/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 ay 20 gün, 5 ay, 3 ay 10 erteli hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 10.09.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.02.2021 tarihli ve 94660652-105-55-17783-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,
11.03.2021 tarihli ve KYB - 2021/22948 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2021 tarihli ve KYB - 2021/22948 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“...16.11.2015-06.03.2017 tarihleri arasında, 19.04.2017-11.09.2017 tarihleri arasında ve 07.03.2017-18.04.2017 tarihleri arasında temadi eden yoklama kaçağı suçları nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davaları birleştirilerek ve sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ''Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.'' şeklindeki 43/1. maddesi nazara alındığında; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-a maddesinde düzenlenen hükümlerin, bir suç işleme kararı çerçevesinde işlenen tek bir fiil kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde her fiil için ayrı ceza tayininde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
İhbarnamede sanığın isminin ... yerine, ... olarak yazılmasının maddi hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;

1632 sayılı Kanun'un 63/1-a maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı/bakaya/saklı suçlarının oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan (mülga)1111 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun (7179 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi gereğince haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz konusu Kanun'un 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın, yoklama kaçaklarından birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden yoklamasını yaptırmaması ile başlayan ve kendiliğinden gelme ya da resmî makamlarca yakalanmayla sona eren; özelliği itibarıyla bir suç işleme kararının icrası kapsamında parçalara bölünerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yapılan düzenlemeye uyacak biçimde zincirleme olarak işlenmesi mümkün olmayan; her kendiliğinden gelme ya da yakalanma hâlinden sonra tekrar yoklamasını yaptırmamakla, öncekinden bağımsız ve farklı olarak yeniden işlenmeye başlayan mütemadi (kesintisiz) suç tipine giren bir askerî suç niteliğinde bulunduğundan sanığın yakalanma ve kendiliğinden gelme ile sona eren her fiilinin ayrı bir yoklama kaçağı suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.

Somut olayda; yoklama kaçağı kalmaya devam eden sanığın, askerlik safahatı ve ekli evraklarda belirtildiği üzere süreçte birden fazla defa yoklama kaçağı olduğu, her yakalandığında kendisine yapılan tebligatta da belirtildiği üzere 15 günlük işlem süresi tanındığı, keza bu 15 günlük süre gözetilerek belirtilen tarihler için suçları işlediğinin kabul edilmesi gerektiği, (Kapatılan) Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatları ile kabul gördüğü üzere temadi eden müsnet suçun teselsülle işlenmesinin mümkün bulunmadığı, neticede birden fazla yoklama kaçağı kalmak suçunu işlediği anlaşılan sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının

kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.