WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/18329 E.  ,  2024/2219 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/321 E., 2016/604 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz isteği; suç kastının olmadığına, ürünlerin taklit olduklarını bilmediğine, cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

2.Sanık ...'in temyiz isteği; suç kastı olmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına, ele geçirilen ürünlerin iğfal kabiliyeti olup olmadığının araştırılmadığına, başka bir şirket tarafından şikâyetçiye dava açıldığına, şikâyet hakkını etkileyeceğinden davanın sonucunun beklenmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Katılanın şikâyeti üzerine, arama-el koyma kararına istinaden, sanıkların iş yerlerinde yapılan aramalarda

katılanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markalarını havi ürünler ele geçirilmiş ve sanıkların 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (556 sayılı KHK) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, suça konu eşyaların 10,00 TL'lik etiketler olduklarını, bunları Pepee marka diye almadığını, ürünlerin lisanslı olarak alınıp satıldığını,

Sanık ... savunmasında, ürünleri İstanbul'da toptancıdan toplu olarak aldığını ve taklit olduklarını bilmediğini, beyan etmiştir.

Suça konu ürünler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda sanıkların iş yerlerinden ele geçirilen ürünlerin orjinal olmadıkları, düşük kaliteli oldukları, orjinal ürünlerle iltibasa neden olabilecek derecede benzer oldukları, katılan adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edilerek aynen kullanıldığı ve katılanın marka hakkına tecavüz edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Sanıkların iş yerlerinde yapılan aramalarda, satışa arzedilmiş vaziyette katılanın markalarını havi taklit ürünlerin ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1. 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanıklar hakkında verilen hükümlerin bozulması gerekmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsadere kararı verilirken, fıkranın gösterilmemesi isabetli bulunmamıştır.

3.Sanıklar hakkında belirlenen gün adlî para cezası paraya çevrilirken, uygulanma imkânı olmamasına rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.