WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/18224 E.  ,  2024/509 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/154 E., 2016/417 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî ret, kısmî bozma

Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın usulüne uygun şekilde 03.05.2016 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu cihetle, sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve

yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/154 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine; sanık ... hakkında ise, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk hakkında eksik inceleme sonucu verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması; sanık hakkında takdirî indirim nedenlerinin uygulanması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususları ile resen göz önüne alınacak nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanığın temyiz istemi, ticari amacının bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümleri konusunda bilgilendirilmediğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 14.12.2013 tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan Asayiş uygulamasında durdurulan yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, otobüsün bagajında yolcu olan sanık ...'ya ait bagajda 30 karton, muavin olan suça sürüklenen çocuk ...'e ait poşetlerde ise 15 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... aşamalarda, uhdesinde ele geçirilen 30 karton kaçak sigarayı içmek için aldığını beyan etmiştir.

3.Suça sürüklenen çocuk ... aşamalarda, uhdesinde ele geçirilen 15 karton kaçak sigarayı içmek için aldığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... 'nun Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçun 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un

3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, olay tarihinde 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk yönüyle ise 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl olan asli zamanaşımı süresinin, dava zamanaşımını en son kesen işlem olan 15.04.2014 tarihli savunma tarihinden itibaren dolmadığı gözetilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olay utanağı, ele geçirilen kaçak sigara miktarı ve tüm dosya kapsamına göre, katılan ... İdaresi vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık ...'nun Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/154 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nun temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Abdurahman Peker Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/154 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Anamur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2014/154 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.