WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/17860 E.  ,  2024/2383 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/487 E., 2016/329 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, tesislerin müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; suça konu yerin sanığın babasına ait tapulu arazi kapsamında olduğuna, dosyadaki bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna, daha önce aynı yere yönelik yapılan yargılama sonucu suça konu yerin orman ile ilgisinin olmadığına, daha önce Yargıtay'ca onanan dosyası nazara alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunan sanığa ait restaurant, büfe, gölgeliğin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/1. maddesine muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında; bahse konu yerin ormanla ilgisinin bulunmadığını, daha önce aynı suçtan beraat ettiğini beyan etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisindeki suça konu sabit tesisler ile bahçe olarak kullanılan alan dahil olmak üzere toplam 3.857,46 m2'lik alanda işgalin bulunduğu ve sanık tarafından ibraz edilen tapunun dava konusu alanı kapsamadığı belirtilmiştir.
Sanık suça konu arazinin orman olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, suça konu yerde orman kadastro sınırının tutanak tarihinden önce kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suça konu sabit tesislerin 6831 sayılı Kanun'un 93/3. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4 maddesi yerine 6831 sayılı Kanun'un 93/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği müsadereye ilişkin hükümde yer alan "93/4" ibaresi çıkartılarak yerine "93/3. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2024 tarihinde karar verildi.