WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/1754 E.  ,  2024/698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/288 E., 2016/100 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında beraat
2.Sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, diğer sanığın mahkeme huzuruna çıkartılamaması nedeniyle atılı suçun kendi üzerine kaldığına, suçlamayı kabul etmediğine, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
II.GEREKÇE
Sanık ...'ın ikametine yüklü miktarda kaçak sigara getirdiği şeklinde istihbarata dayalı bilgilere ulaşılması üzerine savcılık makamından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile sanığa ait ikamette yapılan aramada, oturma odasında siyah poşetler içerisinde 38 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın mahkeme huzurunda alınan savunmasında; ele geçen kaçak sigaraların daha önceden tanıdığı diğer sanığa ait olduğunu, sigaraların içinde bulunduğu poşeti kendisine getirdiğini ve poşetin bodrumda kalmasını istediğini, içinde ne olduğunu sormadığını, bodruma koyduğunu, yapılan aramada sigaraların yakalandığını, sigaralarla ilgisi olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Hakkında beraat kararı verilen sanık ...'in mahkeme huzurunda savunmasının alınmadığı anlaşılmıştır.
Tutanak mümzilerinin mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla alınan aynı mahiyetteki beyanlarında; kaçak sigaraların tutanakta belirttikleri şekilde oturma odasında ele geçtiğini, istihbarata dayalı çalışmalar sonucunda söz konusu sigaraların sanık ...'e ait olduğunu tespit ettiklerini, Suriyeli uyruklu ...isimli kişiye ilişkin bir tespitleri olmadığını beyan ettikleri görülmüştür.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
1.Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 193. maddesinin söz konusu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147. ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp sonucuna göre her iki sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken sanık ... hakkında savunma alınmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin 10. fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ... lehine hükümler içerdiği, yine aynı
Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza (5237 sayılı Kanun) Kanunun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

4.Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrası “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

5.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

III. KARAR
Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne, Sanık ...'ın ise Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.