WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/1742 E.  ,  2024/1413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/719 E., 2016/468 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi
2.Sanık ... hakkında beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle sınırlandırıldığı tespit edilmiştir.

2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi, işyerini devretmesi nedeniyle atılı suçlamayı kabul etmediğine, sanık lehine tüm lehe hükümlerin tatbik edilmesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın suçu üstlendiğini ve arama yapılan işyerine sonradan
geldiğini beyan etmesi, tutanak düzenleyici gümrük memurlarının beyanlarından da arama yapmak için işyerine gittiklerinde içeride birkaç kişinin olduğunu, dükkan sahibi kim diye sorduklarında dükkanda bulunan şahısların telefon etmeleri üzerine sanık ...'ın sonradan gelerek dükkanın ve sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında tutanak düzenlediklerini belirtmeleri karşısında, sanığın atılı suçu işlemediğine dair savunmasının aksine, mahkûmiyetine yeterli inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Kolluk görevlilerince alınan bir ihbarda ... Tütün isimli iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı bilgisi verilmesi sonrasında alınan arama kararına istinaden ihbara konu adreste yapılan aramada toplam 123 paket kaçak sigara ile 31 paket nargile tütünü ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın aşamalardaki savunmalarında, işyerini diğer sanık ...'e haricen devrettiğini, yakalanan eşyaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Olay tutanağı, sanık savunması, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.03.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.12.2015 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde;

Dairemizin 2023/13690 Esas sırasında kayıtlı olan aynı mahkemenin 2021/629 Esas, 2022/874 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 14.10.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.10.2015 olduğu,

Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.