WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/17106 E.  ,  2024/1469 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2016/48 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet, suça konu
yapı ve tarlanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ise; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; ekte sunduğu Mahkeme kararıyla bahse konu taşınmazın babasına ve kardeşlerine ait olduğunun tespit edildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel

Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
İsimsiz bir ihbar değerlendirilerek yapılan kontrolde, sanığın ormanlık arazide inşaat temeli attığının tespiti üzerine kamu davası açılarak yapılan keşifte inşaatın tamamlandığı ve toprağın ekildiği belirlenerek suç duyurusunda bulunulduğu, orman muhafaza memurlarınca aynı yerde yapılan kontrolde inşaatın tamamlanarak bitişiğinde sebze ekildiği, fen bilirkişisine göre evin 143,87 m2, sebze ekilen alanın ise 449,03 m2 olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yerle ilgili ikinci kez kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında; kendi evi olmadığı için 150 yıldır dedelerinden kalan ancak henüz tapulaması yapılmayan araziye ev yapmak üzere temel attığını, hakkında tutanak düzenlendiğini, ancak kalacak yeri olmadığı için inşaatı tamamladığını ve evde oturmaya başladığını, evinin yanına da domates, biber, patlıcan ektiğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan fen bilirkişisi raporunda; suça konu yerin suç tarihinden önce kadastrosu kesinleşerek orman olarak tescil edildiği belirtilmiştir.

Sanık suça konu arazinin kendisine ait olduğunu beyan etmiş ise de, tutanak tarihinden önce suça konu yerde orman kadastrosu niteliğindeki kadastronun kesinleştiği gibi aynı yerle ilgili daha önce orman olduğundan bahisle tutanak düzenlendiğinin anlaşılması, sanığın suçunu tevilli olarak ikrar etmesi ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın kasten ormanlık arazide işgal ve faydalanmada bulunduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

İnfazı kabil olmayacak biçimde tarlanın müsaderesine karar verildiği gibi suça konu evin de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 54 üncü

maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR
A. Sanığın Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği "B" bölümündeki müsadereye ilişkin hüküm fıkrası çıkartılarak yerine "Sabit tesis niteliğinde olan evin tamamının orman sınırları içinde yer alması nedeniyle suça konu evin 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.