WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/16981 E.  ,  2024/3825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/172 E., 2016/624 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiin temyiz isteği; sanıklar ile husumeti bulunan tanıkların soyut beyanlarına itibar edilerek hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, sanıkların kullandıkları araziye ait tapu sunmalarına rağmen karar verildiğine ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Şikâyet üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde ormanlık alanda tahra ve motorlu testere ile pırnal meşesi ve diğer meşe türlerinin temizlendiği ve bir kısmının traktör ile sürüldüğü tespit edilmiştir.

Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan
cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, tapulu araziyi sürdüğünü, oğlu sanık ...'nın araziyi ektiğini, suça konu yere ilişkin davanın devam ettiğini beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında, söz konusu arazinin babasının şüfa hakkını kullandığı arazi olduğunu, kendi arazilerini sürdüklerini, ormana müdahale etmediklerini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, pırnal meşelerinin temizlenerek açma yapıldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda 222 parselde Kadastro Kanunu'na göre yenileme çalışması yapıldığı, ... ada ... parselde sanıkların hissesinin bulunduğu, suça konu 10.300 m2 lik kısmın orman niteliğinde olduğu ve ... ada ... parsel sınırları içinde kaldığı belirlenmiştir.

... ada ... parsele ilişkin tapu kaydı dosyada mevcuttur.

Sanıkların 6831 sayılı Kanun'un 93 ve 91 nci maddelerine aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
Ancak;
1.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının tespiti, fen bilirkişisi raporunda ise 10300 m2 lik kısmın orman niteliğinde olduğunun ve ... ada ... parsel içinde kaldığının, bu parselde sanıkların hissesi bulunduğunun belirtilmesi, sanıkların savunmalarında tapulu arazilerini kullandıklarını ve bu yere ilişkin davanın devam ettiğini savunmaları karşısında, suça konu yerin suç tarihinde orman sayılan yerlerden olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde net olarak tespitinin yapılması bakımından, ... ada ... parsele ilişkin tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte getirilerek, dava konusu alana ilişkin kadastro tespitine itiraz davası bulunup bulunmadığının araştırılması ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin değerlendirilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.