WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/1686 E.  ,  2024/1782 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1337 E., 2016/598 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
2.Sanık ... hakkında beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanık ... hakkındaki beraat hükmü ile sınırlandırılmıştır.

2.Sanık ...'in temyiz istemi, cezanın fazla olmasına, lehe hükümlerin uygulanmamasına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'in temyiz istemi, cezanın fahiş olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Birleşen 2015/1536 Esas sayılı dosya yönünden, her ne kadar sanık ... hakkında ihbar yapılmış ise de arama yapıldığı sırada dükkanda sanık ...'in olması, sanıklardan ...'in dükkanı sanık ...'den devraldığını ve kendisinin işlettiğine dair beyanı, dükkanın resmi olarak sanık ... adına kayıtlı olduğunun anlaşılması, birleşen 2015/1596 Esas sayılı dosya yönünden ise kargo kolileri üzerinde alıcı olarak sanık ...'e ait telefon numarasının bulunması dışında, sanığın atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Birleşen 2015/1596 Esas sayılı dosyada kargo aktarma merkezinde bulunan kolilerin yırtık olan kısımlarından bakıldığında içlerinde kaçak sigara olduğunun görülmesi üzerine kolilerde usulüne uygun olarak 13.08.2015 tarihinde yapılan aramada 656 karton kaçak sigara ele geçirildiği, koliler üzerindeki alıcı numarasının sanık ...'e ait olduğu, alıcı adresinin ise sanık ...'in işlettiği tütüncü dükkanına ait olduğunun tespiti üzerine 20.08.2015 tarihinde ...'in işlettiği dükkanda yapılan aramada ise 24 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Birleşen 2015/1536 Esas sayılı dosyada aynı dükkanda kaçak sigara satıldığının ihbar edilmesi üzerine 30.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan aramada 144 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Ana dosyada sanık ...'in ikametinde kaçak sigara depoladığı ve piyasaya sürdüğü bilgisi üzerine 10.07.2015 tarihinde yapılan aramada 300 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, kargo kolilerinin kendisine ait olmadığını, tütüncü dükkanını ise kardeşi ...'in işlettiğini beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında, kargo ile gönderilen sigaraların kendisine ait olmadığını, kardeşi ...'in arama yapılan tütüncü dükkanı ile ilgisi olmadığını, 20.08.2015 günü yakalanan sigaraları içmek ve hediye etmek için bulundurduğunu beyan etmiş, 30.06.2015 günü yakalanan sigaraların ise dükkanı devrettiği ...'e ait olduğunu, olay günü dükkanda ...'i beklediği sırada polislerin arama yapmak için geldiklerini beyan etmiştir.

Sanık ... savunmasında, ikametinde yakalanan sigaraların kendisine ait olduğunu, arama yapılan tütüncü dükkanını sanık ...'den gayri resmi olarak devraldığını, dükkanda yakalanan kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Temel gün adlî para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61 nci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı davranılması,

3.Sanıklar hakkında belirlenen temel cezada 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerekirken uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun'un 10 ncu maddesi gereğince arttırım yapıldığının belirtilmesi,

4.Sanıklar hakkında 3 yıl 3 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 2 yıl 15 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.