WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/15782 E.  ,  2024/2264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/2 E., 2016/62 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Kısmî beraat, kısmî mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının
iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararının hukuka aykırı olması ve nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmemesi sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve suça sürüklenen çocuk hakkında inandırıcı olmayan dilekçe ile mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; süre tutum dilekçesi mahiyetinde olup gerekçeli karar tebliğinden sonra temyiz sebeplerini içerir dilekçe sunulmamıştır.

4.Sanık ...'ün temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suç tarihinde, radar uygulama noktasını görüp geride park eden araçtan şüphelenilerek aracın yanına gidildiğinde araçtan iki kişinin kaçtığı, gece karanlığından eşkalleri tespit edilemeyen şahısların yakalanamadığı, park halindeki aracın arka koltuk ve bagaj kısmından 6900 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suçta kullanılan aracın kiralık olduğu, kira sözleşmesinde aracı kiralayan kısmında sanık ...'ün isminin yazılı olduğu, kiralayana ilişkin adres ve telefon bilgilerinin ise sanık ...'e ait olduğu tespit edilmekle sanıklar hakkında açılan kamu davasının yargılaması sırasında suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde olay yerinden kaçan kişinin kendisi olduğunu beyan eden dilekçesi üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında da dava açılmış ve birleştirme kararı verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında olay yerinden kaçan kişilerin sanık ... ve kendisi olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmiştir.

Sanık ... savunmasında, kefil olmak amacıyla kira sözleşmesinde telefonunun yazdığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Sanık ... savunmasında, sanık ...'in ehliyeti olmadığından aracı kiralayıp verdiğini, araçta yakalanan sigaralarla ilgisi bulunmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Araç kiralama şirketinin yetkilisi ... tanık sıfatıyla ifadesinde, aracı sanık ...'in kiraladığını beyan etmiştir.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına Yönelik Katılan ... İdaresi Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısını Temyizleri Yönünden
Suçta kullanılan nakil aracının kira sözleşmesinde yer alan adres ve telefon bilgilerinin sanık ...'e ait olması, tanık ...'in ifadesinde aracı sanık ...'in kiraladığını beyan etmesi, dosyada mevcut sanığa ait HTS kayıtlarına göre suç tarihi ve saatinde uygulama yapılan otoyolda baz kaydının bulunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun olmayan suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanığın, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının, Nakil Aracına Yönelik ise Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra 19.01.2015 havale tarihli dilekçe ile suçu üstlenmesi, Dairemizde incelenerek bozulmasına karar verilen Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/266 Esas, 2015/409 Karar sayılı dosyasında da suça sürüklenen çocuğun dilekçe vererek benzer suçu üstlendiği hususu göz önüne alınarak,

Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçan kişi olup olmadığının tespiti bakımından; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kullandığı telefon numarasının tespiti ile suç tarihinden geriye doğru bir hafta öncesini içeren HTS kayıtlarının celbi ile sanıklar ile suça sürüklenen çocuk arasında iletişim kaydının bulunup bulunmadığı, suç tarihi ve saatinde suça sürüklenen çocuğa ait telefonun baz istasyon kayıtları getirtilip olay yerinden sinyal alıp almadığı tespitinden sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespiti yerine, beyanı esas alınarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu,

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu;

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 24.12.2014 olduğu,

Sanık ...'e ilişkin Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1249 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 05.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2013 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, adlî para cezasını ödemeyen suça sürüklenen çocuk hakkında cezanın hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Dava konusu olmayan nakil aracı hakkında karar verilmesi;

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.