WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/15528 E.  ,  2024/1477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/308 E., 2016/192 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık ...'ın mahkûmiyeti gerektiğine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği, beraati gerektiğine, sabıka kaydı olmadığına, yetersiz gerekçe ile cezalandırıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yüklenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE
03.12.2013 tarihli suç tutanağına göre, daha önce suç tutanağı düzenlenen alanın kontrolünde zeytin ağaçlarının diplerinin kazıldığı tespit edilerek sanıklar hakkında tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... savunmasında, suça konu yerin abisi ...'a ait olduğunu ve abisinin kullandığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

Sanık ... savunmasında, suça konu yere zeytin diktiğini, söz konusu yerin sanık ... ile ilgisinin olmadığını ifade etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu alanın kadastro harici bırakılan yer olduğu tespit edilmiştir. Ziraat bilirkişisinin hazırladığı raporda ise dava konusu yerde kök ve dal bakımları yapılmış 3-5 yaşlarında zeytin ağaçlarının mevcut olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın savunmasının diğer sanık ... tarafından doğrulanması karşısında, sanık ... savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
1.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun' un 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun' un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği cihetle, suç tarihi itibarıyla uygulanması mümkün olmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki denetim süresi içinde yeniden suç işlenmiş olması şeklinde gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Müsadere talebi hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.