7. Ceza Dairesi 2021/14889 E. , 2024/1936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2020/2895 D. İş
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.07.2020 tarihli ve 2020/2895 D.İş sayılı kararı ile; 7179 sayılı Askeralma Kanunu'na aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü ......, Askerlik Şubesi Başkanlığının 02.03.2020 tarihli ve 2020-409 sayılı; aynı tarihli ve 2020/410 sayılı; keza aynı tarihli ve 2020/411 sayılı idari yaptırım kararları ile uygulanan 17.668,00 TL, 4.4469,00 TL ve 2.978,00 TL tutarlarındaki idari para cezalarına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.06.2020 tarihli ve 2020/2065 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.12.2020 tarihli ve 94660652-105-34-15771-2020-Kyb sayılı
evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2021 tarihli ve KYB-2020/112205 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2021 tarihli ve KYB-2020/112205 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, kabahatli hakkında 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, 01.07.2009-29.11.2015 tarihleri arasında yoklama kaçağı olduğundan bahisle 17.668,00 Türk lirası; 30.11.2015-02.01.2017 tarihleri arasında yoklama kaçağı olduğundan bahisle 4.4469,00 Türk lirası ve 03.01.2017-07.12.2017 tarihleri arasında yoklama kaçağı olduğundan bahisle 2.978,00 Türk lirası idari yaptırım kararları uygulanmış ise de;
Kabahatlinin yoklama kaçağı fiiline ilişkin olarak kabahat tarihlerinde 1111 sayılı (mülga) Askerlik Kanunu’nun 89. maddesinde yer alan, " (Değişik: 31/3/2011-6217/3 md.)... Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın;
a) Yoklama kaçaklarından birlikte (…) yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
b) Saklılardan yaşıtlarının yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
c) Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten,
d) İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden,
e) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin Bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır. Bir yıldan sonra tamamlanan her takvim yılı için kendiliğinden gelenler ayrıca bin, yakalananlar ayrıca ikibin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu eylemlerinden sonra askerlik şubesince ilk sevk edildikleri kıtalara gecikmeksizin katılmaları halinde haklarında verilecek idarî para cezalarının yarısı verilir..." şeklindeki düzenlemenin yürürlükte olduğu,
Kabahatlinin atılı eylemine ilişkin olarak 26/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 1111 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun "Yoklama kaçağı, saklı ve bakayalara verilecek cezalar" başlıklı 24. maddesinin ise,
"(1) Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın;
a) Yoklama kaçakları ve saklılar için, yoklama kaçağı kaldıkları tarihten,
b) Bakayalar için, bakaya kaldıkları tarihten,
c) Geç iltihak bakayaları için, kendilerine tanınan yol süresinin bitiminden,
ç) Yedeklerden çağrılanlar için, birlikte işleme tabi olanların en son gönderilme tarihinden,
itibaren kaçak kaldıkları gün süresi kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bunlardan kendiliğinden gelenler her gün karşılığı 5 Türk lirası, yakalananlar ise her gün karşılığı 10 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkra kapsamında belirlenen idari para cezalarının yeniden değerlendirmesinde
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası, bir Türk lirasının küsuru dikkate alınarak uygulanır. İdari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
(2) Yapılan muayenelerinde askerliğe elverişli olmadıkları anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile bu Kanunda belirtilen nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresi içerisinde işlem yaptırmayanlara erteleme sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz..." şeklinde olduğu,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesindeki “26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatlar bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatlar karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, idari yaptırım kararlarının 02/03/2020 tarihinde düzenlendiği nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu bağlamda kabahatli hakkında 1111 sayılı (mülga) Askerlik Kanunu ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun ilgili hükümlerinden verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.07.2020 tarihli ve 2020/2895 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!