WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/13487 E.  ,  2024/3943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/610 E., 2020/383 K.
SUÇLAR : 1072 sayılı Kanun'a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmada kumar oynatıldığı belirlenen sanığın işlettiği vasıfsız iş yerinde, Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılan aramada, tombala oynayan 36 kişi bulunduğu, tombala makinesi, kamera ve televizyon çalışır vaziyette ve tombala oynanmakta olduğu belirlenmiş ve haklarındaki beraat ve mahkûmiyet hükümleri kesinleşen diğer sanıklarla birlikte sanığın 1072 sayılı Kanun'a muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında; üzerine atılı suçları kabul etmiştir.

Sanığın suç tarihinde, işlettiği iş yerinde 1072 sayılı Kanun kapsamında kalan tombala makinesi ve kumar oynayan kişilerin bulunması, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 E., 2022/44 K. sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan“…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

2.Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 E., 2020/33 K. sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

3.Sanık hakkında, her iki suç yönünden, zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalar belirlendikten sonra, kesinleşen cezanın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.