WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/1302 E.  ,  2024/3322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/852 E., 2016/195 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suç tarihinde elinde siyah poşet ile bekleyen sanığa poşet içerisinde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu beyan etmesi üzerine toplamda 756 paket gümrük kaçağı sigaraya rızaen el konulduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, atılı suçu inkara yönelik savunmada bulunmuş ve suça konu sigaraları inşaatta çalışan arkadaşlarına içmeleri için götürdüğünü, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir.

Dosya kapsamına göre, olay tarihinde kolluk makamlarınca kimlik kartı gösterilerek sanıkta bulunan siyah poşetlerin içinde ne olduğunun sorulması üzerine, sanığın kaçak sigara bulunduğunu beyan etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, poşetin kolluk görevlilerince açılmadığı, dolayısıyla bir arama işleminin yapılmadığının anlaşılması sebebiyle hukuka aykırı delilden bahsedilemeyeceği, sanığın savunmasında suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, Dairemiz uygulamalarına göre de sanıktan ele geçirilen kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette bulunduğu cihetle; sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanığın elinde siyah büyükçe bir poşet görülmesi üzerine, sanığın yanına giden kolluk görevlileri poşette ne olduğunu sormuşlar, sanığın sigara olduğunu söylemesi üzerine sanık hakkında yakalama işlemi yapılarak kaçağa konu sigaralar sanıktan rızasıyla teslim alınmış, sanık hakkında yasal işlem yapılarak kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle dava açılmış, yargılama sonucunda mahkemece sanığın beraatına hükmedilmiş, hükmün temyizi üzerine heyetimizin sayın çoğunluğu aramanın usulüne uygun olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koymuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında:

“Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir.

Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir.

CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir.

Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacaktır.”denilmiştir.

Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir.

Somut olayda bir arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlemde bulunmamaktadır.

Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Buna göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte olduğundan, yerel mahkemenin beraata dair kararı isabetli olup, onanması gerektiğini düşündüğümüzden, heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyoruz.