WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/12133 E.  ,  2023/5879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/436 E., 2019/141 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2014/186 Esas, 2014/554 Karar sayılı kararı ile temyiz dışı sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının ve o dosyada sanık sıfatıyla yer almayan ... (...)'ya ait nakil aracının iadesine yönelik kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 31.10.2016 tarihli ve 2016/11716 Esas, 2016/10222 Karar sayılı ilâmıyla; ... hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına, nakil aracı için ise olay
sırasında araçta bulunan ve nakil aracının kayden maliki olan ... hakkında suç duyurusunda bulunulduktan sonra, dava açılması halinde hakkında gereğinin takdir ve ifası, nakil aracı hakkında da bu karar doğrultusunda bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bozma ilamı sonrasında ... ... hakkında düzenlenen iddianame ile dava açıldığı, yapılan yargılamada; Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2016/436 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

3.Yukarıda bahsi geçen kararın katılan ... İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.12.2019 tarihli ve 7-2019/59894 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; yalnızca suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; mahkûmiyet gerekçesinin yerinde olmadığına, yeniden yargılanmak istediğine ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Kolluk birimlerince gerçekleştirilen yol kontrol ve denetim faaliyeti sırasında, inceleme dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, içinde sanık ... 'in de bulunduğu araç ile kontrol noktasında durmayarak kaçması üzerine yakalanması sonrası araçta yapılan kontrolde, geriye yatırılmış arka koltukların bulunduğu bölümde 600 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.İnceleme dışı dosya sanığı ...'ın aşamalardaki savunmasında; Ankara'dan iş arkadaşı olan ... ve onun oğlu ile Van'a gezmeye gittiklerini, onlar otelde iken sigaraları satın alarak ...'a ait araca yüklediğini, ekonomik sıkıntı nedeniyle satmak amacıyla sigaraları aldığını, ...'ın olayla ilgisi olmadığını, araca sigara yüklediğini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Sanık ... 'in aşamalardaki savunmasında; ... ile benzer mahiyette beyanda bulunduğu, sigaraları araca bindiğinde fark ettiğini ancak yapacak bir şeyi olmadığını, suçsuz olduğunu belirttiği görülmüştür.

3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına ilişkin olarak düzenlenen bilirkişi raporunda, araçta zula ya da gizli bölme bulunmadığının, kaçak eşyanın ağırlık ve hacimce aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının, piyasa rayiç değerinin yaklaşık 35.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüş, dosya kapsamından rehinli olan aracın 22.650,00 TL ihale bedeliyle üçüncü bir kişiye satıldığı ancak araç üzerindeki tedbir şerhinin devam ettiği anlaşılmıştır.

4.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda 6.900,00 TL CIF değer ile eşyaya ait 10.350,00 TL ila 13.800,00 TL piyasa satış değeri belirlendiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Olayın oluş biçimi, sanığın yakalandığı yer ve yakalanma şekli, kendisine ait olup içinde bulunduğu araçta bu miktarda kaçak sigara nakledileceğini bilmemesinin kabul edilebilir olmaması, Ankara'da yaşarken seyahat amacıyla Van'a gidip döndükleri sırada araçta yüklü miktarda kaçak sigara ile yakalanmış olmaları karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması karşısında hükmün bu nedenle bozulmasında zorunluluk bulunmaktadır.

2.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu eşyalarla ilgili ... varakası düzenletilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeni ile yine sanığa ait nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceği konusunda eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının değeri arasında bir karşılaştırma yapıldıktan sonra müsaderenin hakkaniyete aykırı olup
olmayacağına karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,

3.Hakkında verilen hüküm, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 31.10.2016 tarihli ve 2016/11716 Esas, 2016/10222 Karar sayılı ilâmıyla kesinleştiği halde, incelemeye konu dosyada karar başlığında ...'ın sanık olarak yer alması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2016/436 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.