WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/11724 E.  ,  2023/10076 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/889 E., 2019/2185 K.
SUÇ : 6362 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/826 Esas, 2015/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6362 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile açılan davada, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli ve 2018/2119 Esas, 2018/5852 Karar sayılı ilâmıyla; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/467 Esas, 2018/959 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6362 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebi ile açılan davanın, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/889 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
4.Bozma uyarınca ve birleşme kararı sonrasında yapılan yargılamada, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2018/889 Esas, 2019/2185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6362 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 100.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının eksik inceleme sonucunda verildiğine, kovuşturma aşamasında alınan blirkişi raporunu tanzim eden heyeti oluşturan bilirkişilerden hiç birinin ... yani kaldıraçlı işlemler konusunda uzman olmadığı gibi borsa uzmanı da olmadıklarına, raporun teknik incelemeden çok, dava dosyası içeriğinde bulunan ve kurumun taraf olarak yaptığı inceleme ve raporlara dayandığına, bilirkişiler tarafından, kaldıraçlı işlemlere dayalı bir inceleme yapılmadığına, bilirkişi raporunda erişim sağlandığı ifade edilen web sitesindeki adres bilgisinin Sermaye Piyasası Kurulunun 31.08.2011 tarihli düzenlemesinden sonra kaldırıldığına, 11.07.2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihin 01.07.2014 olduğuna, düzenleme sonrası, yani 31.08.2011 tarihinden sonra hiç bir şekilde şirketin web sayfasında ...Plaza adresinin bulunmadığına, birleşmesine karar verilen İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/467 Esas sayılı dava dosyasına ait 15.03.2017 tarihli ve 2017/7766 sayılı iddianamede, katılan ...'nun bizzat kendisinin yürüttüğü 02.09.2013 tarihli denetleme raporuna dayanılmış olduğuna ve 08.09.2011 tarihinde Kurulca şikayetçi olunan internet sitelerinin öncelikle uyarılmasına karar verildiği ve bu karar çerçevesinde ... internet sitesine 13.06.2013 tarihli uyarı mesajı gönderildiği ancak uyarı metninin ... internet sitesine ulaşmadığının açıkça belirildiğine, katılanın, 08.09.2011 tarihinde almış olduğu kararı kendisinin dahi uygulamadığına, Türkiye'de yerleşik ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti'nin ünvanının ...Medya ve Reklam Hizmetleri Ltd.Şti olarak değiştirilmiş ve bu ünvan değişikliği ile birlikte faaliyet alanı ve konusunun da değişmiş olduğuna, ... İnvestment Ltd ile ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti birbirinden farklı iki tüzel kişiliğe sahip olduğuna, ... İnvestment Ltd 2007 yılında (...Ltd ünvanı ile) KKTC'de yasalara uygun kurulmuş ve faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğuna, ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti' nin ise merkezi ... Bulvarında iken sonradan İzmir, ..., ...Plaza'ya taşınmış olan bir başka şirket olduğuna, birinin diğerinin merkezi ya da şubesi olmadığına, Türkçe içeriği olmasının ise ... İnvestment Ltd'nin KKTC'de kuruluş olması ve KKTC'nin resmi dilinin de Türkçe olmasından kaynaklandığına, SPK'nın kaldıraçlı işlemler piyasası ile ilgili olarak düzenleme getirmesinden önceki dönemlerde web sitesinde yer alan beyan ve içerikler düzenlemeden sonraymış gibi kabul edilmiş ve raporda yer verilmiş olunduğuna, KKTC'de kurulu olan ... İnvestment Ltd'nin (Netinvest Financial Ltd) belirtilen adreste bulunmadığı ve herhangi bir çalışanı olmadığı ifadesinin tamamen yanlış olduğuna, şirketin çalışanlarının bulunduğuna, web sayfasının Netinvest Financial Ltd (sonraki ünvanı ile ... İnvetsment Ltd) adına kayıtlı olduğu hususunun, SPK'nın 2013 tarihli raporunda da ifade edilmekte olduğuna, ... internet sitesinin fiilen Türkiye'den yönetilerek izinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunulduğu iddiasının hatalı olduğuna, bu yönde bir iddianın sabit olmadığına, münhasıran Türkiye'ye yönelik sermaye piyasası faaliyetinin söz konusu olmadığına, sayfada bir çok dil seçeneği yanı sıra sırf Türkçe seçeneğinin de var olması faaliyetin Türkiye'ye yönelik olarak yapıldığının delili olamayacağına, şirketin kurulu bulunduğu ülkenin resmi dilinin de Türkçe olduğuna, KKTC'de bulunan şirket adresinde kimsenin çalışmadığı ifade edilmiş olmasına rağmen bu tespitlerin düzenleme öncesi 2010 yılına ait olduğuna, SPK düzenleme tarihine kadar tanıtım ve destek hizmetlerinin müvekkili tarafından değil, ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri tarafından yürütülmüş olduğuna ancak düzenleme tarihinden sonra bu şekilde hiç bir faaliyette bulunulmadığına, raporda ve yerel mahkemenin kararında çok önemli bir hususun yanlış değerlendirildiğine, ... İnvestment Ltd ile ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti birbirinden farklı iki tüzel kişiliğe sahip olduklarına, ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti ise merkezi ... Bulvarında iken sonradan İzmir, ..., ...Plaza'ya taşınmış olan bir şirket olduğuna, şirketin 2007 yılında KKTC'de kurulan ... Ltd'nin tanıtımını yaptığına ancak hiç bir şekilde kaldıraçlı işlem faaliyetinde bulunmadığına, SPK'nın yasal düzenlemesinden sonra bu faaliyetine de son verdiğine, İzmir, ..., ...Plaza adresinde bulunan şirket ... İnvestment Ltd değil, ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti olduğuna, bozma ilâmına ve mahkûmiyet hükmüne esas alınan Türkiye'de adresin bulunması hususunun ...Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti ile ilgili olduğuna, bilirkişi raporuna itirazlarının yerinde görülmemesinin hatalı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kaldıraçlı alım satım işlemleri gerçekleştirildiğine dair Sermaye Piyasası Kurulu'na ulaşan şikâyetlerde adı geçen internet sitelerinin sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde incelenmesi sonucu Kurul uzmanları tarafından hazırlanan uzman yazılarında, toplam 26 adet internet sitesi aracılığıyla yürütülen faaliyetlerin "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"in 2 nci maddesi çerçevesinde kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin hizmetler olduğu ve bu internet sitelerinin Kurul'dan izin almadıkları halde kaldıraçlı alım satım veya buna aracılık veya bu işlemlere yönelik hizmetler sunduklarının tespit edildiği iddiası uyarınca internet sitelerinin içerik sağlayıcıları hakkında yapılan incelemeler sonucunda; www.....com isimli internet sitesi üzerinden izinsiz olarak kaldıraçlı alım-satım faaliyeti yürütüldüğü iddiası uyarınca asıl davanın; www.....com isimli internet sitesi ile www....-....com isimli internet sitelerinin aynı site olduğunun tespiti ile www....-....com isimli internet sitesi üzerinden izinsiz olarak kaldıraçlı alım-satım faaliyeti yürütüldüğü iddiası uyarınca ise birleşen davanın açıldığı görülmüştür.
2.Sanık, 22.01.2015 tarihli savunmasında, şirketin Kıbrıs'ta yasal olarak kurulduğunu, Türkiye'de hiç bir zaman temsilciliği ve acentesinin bulunmadığını, Türkiye'de hiç bir zaman varlığının olmadığını, ... Ltd. Şti'nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü olduğunu, www.....com
isimli internet sitesinin bu şirkete ait olduğunu, şirketin, internet ortamında kaldıraçlı döviz alım satımı işi ile uğraşmakta olduğunu, 2007 yılında Kıbrıs'ta ve Kıbrıs yasalarına uygun olarak kurulduğunu, internet ortamında tüm dünyaya hizmet verdiklerini ifade ettiği anlaşılmıştır.
3.25.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın izinsiz olarak kaldıraçlı alım-satım işlemi yaptığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; bozma kararının kapsam ve içeriği, sanığın aşamalarda tespit edilen savunmaları, bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile Sermaye Piyasası Kurulu Denetleme Dairesi raporlarında belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, ortağı ve yetkilisi olduğu şirketler üzerinden www.....com (www....-.... com) isimli internet sitesini aracı kılarak kaldıraçlı alım satım faaliyetini Türkiye'de yerleşik yatırımcılara yönelik gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve anılan internet sitesini kullanarak işlem yapan yatırımcıların Türk sermaye piyasası mevzuatı koruması altında olacağı hususunun sabit olması nedenleri uyarınca, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet kararının gerekçesinin yasal ve yeterli olması nedeniyle kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2018/889 Esas, 2019/2185 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.