WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2020/419 E.  ,  2023/9997 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/337 E., 2015/554 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/337 Esas, 2015/554 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ... hapis ve 45 gün karşılığı 900,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, verilen cezadan dolayı mağduriyetinin olduğuna, cezanın paraya çevrilmesi gerektiğine ve kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.08.12.2014 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde cadde üzerinde bir şahsın kolluk görevlilerinin yanına gelerek "Yiğit Kuruyemiş" isimli büfede kaçak sigara satıldığını söylemesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından bahse konu iş yerinin bulunduğu yere gidildiği, seri numarası alınmış para ile iş yerine girildiği, iş yeri sahibi olan sanıktan bir paket kaçak sigara istendiği, sanığın parayı alarak sigarayı verdiği esnada polis tanıtma kartlarının gösterildiği, sanığa başka sigara olup olmadığı sorulduğunda, sanığın kendi rızası ile çekmecede ve tezgah altında bulunan sigaraları çıkartarak görevlilere teslim ettiği ve toplam 117 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın 08.12.2014 tarihli eylemi nedeniyle 19.03.2015 tarihli iddianame düzenlenerek, Mahkemenin 2015/337 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği belirlenmiştir.
3.10.04.2015 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından "...Kuruyemiş" isimli iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı bilgisinin alınması üzerine, saat 11.30 sıralarında bahse konu iş yerine gidildiği, iş yerinde tezgah bölümünde bulunan sanığa iş yeri sorumlusunun sorulduğu, sanığın kendisi olduğunu beyan ettiği, kaçak sigara bulunup bulunmadığı sorulduğunda da iş yerinde kaçak sigara bulunduğunu beyan ederek tezgah arkasında bulunan toplam 473 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigarayı rızasıyla teslim ettiği anlaşılmıştır.
4.Sanığın 10.04.2015 tarihli eylemi nedeniyle 23.07.2015 tarihli iddianame düzenlenerek, Mahkemenin 2015/721 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve anılan dosyanın Mahkemenin 2015/337 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği belirlenmiştir.
5.Sanık 08.12.2014 ve 10.04.2015 tarihli eylemleri yönünden aşamalarda değişmeyen savunmalarında, suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan ederek üzerine atılı suçları ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanığın 08.12.2014 tarihli eylemi yönünden 19.03.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, bu itibarla hukuki kesintinin 19.03.2015 tarihinde gerçekleştiği, 10.04.2015 tarihli eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kalmadığı cihetle, 10.04.2015 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında ayrıca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3.Sanık, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
4.Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki taksitlendirmeyi de kapsadığı gözetilmeden, adlî para cezasının taksitlendirilmesine dair hükümde değerlendirme yapılmaması,
5.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
6.10.04.2015 tarihli eylem yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 10.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.07.2015 olduğu,
Sanık hakkında istinaf kararı ile kesinleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/999 Esas ve 2017/74 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.12.2015 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
7.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
8.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/337 Esas, 2015/554 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2023 tarihinde karar verildi.