WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAIRESI

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2025/1093 E.  ,  2025/3709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1711 E., 2025/217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...' gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19.10.2019 tarihli ... ve ... 1000'er kişilik Öğrenci Yurdu Yapım İşine Dair aynı tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığını, ..... Noterliği’nin 09.12.2019 tarih ve 13318 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya ödenmeyen faturaların bildirildiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, davalı aleyhine Bartın İcra Dairesi'nin 2021/373 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; faturalara dayanılarak icra takibi yapılmasının alacağın varlığını ispatı için yeterli olmadığını, uyuşmazlığın sözleşmenin varlığı konusunda değil bu sözleşmeye istinaden ne kadar iş yapıldığı ve bu yapılan işin sözleşme kapsamında, idare ile yapılan sözleşmeye ve teknik şartnamelere uygun olup olmadığı gibi konularda toplandığını, sözleşmeye konu işin yapımında davacının geciktiği, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacının alacağı çıktığı takdirde sözleşme uyarınca kararlaştırılan ifaya ekli ceza ile dönme cezasının alacaktan mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki her iki sözleşmenin 25.2 maddesinde gecikilen her gün için onbinde 5 oranında gecikme cezası kararlaştırıldığı, davalının 11.12.2019 tarihli ihtarı ile 02.01.2020 fesih tarihine kadar 22 gün için ceza hesabı yapıldığında 615.978,44 TL davalının gecikme cezası alacağı hesap edildiği, ayrıca sözleşmelerin 25/3 maddesinde iki iş için toplamda 1.500.000,00 TL cezai şart (fesih tazminatı) belirlendiği, bilirkişi raporu ile davacının 658.353,82 TL alacağı olduğu bildirilmişse de davalının mahsup defi kabul edildiğinden 615.978,44 TL gecikme tazminatı ile 1.500.000,00 TL fesih tazminatı toplamı davacıya ödenmesi gereken 658.353,82 TL'yi fazlası ile geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2019 yılına ilişkin ticari defterlerini mahkemeye sunduğu, davalının sunmadığı, davacının çalışılan dönem içinde 5 adet ticari e-fatura kestiği, davalı tarafından ticari e-faturaların reddedilmediği, ... Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan BA formları dökümlerine göre davalının söz konusu 5 adet faturayı kayıtlarına aldığının anlaşıldığı, kesilmiş olan faturalara ilişkin hakediş raporlarının taraf yetkilileri tarafından imzalandığı, faturalar toplam tutarının 11.819.933,85 TL (KDV Dahil) olduğu, buna karşılık olarak 7.175.475,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiyenin 4.644.458,85 TL bulunduğu, bu nedenle davacının asıl alacakla ilgili takibinde haklı olduğu, her ne kadar davalı kararlaştırılan sözleşmelerin 25.2 maddesindeki ifaya ekli cezanın ve 25.3 maddesindeki dönme cezasının davacı alacağından mahsubunu istemişse de, davacının kesinleşen hakediş ödemesi kapsamında ödeme talebine rağmen davalının ödeme edimini ifa etmeyerek kusurlu davrandığından davacıdan cezai şart talep edemeyeceği, davacının davalıya keşide ettiği 09.12.2019 tarihli ihtarname ile alacağının 3 gün içinde ödenmesini talep ederek davalıyı temerrüde düşürdüğü, davacının takip talebinde talep ettiği 657.668,10 TL işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu, alacak likit nitelikte olduğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının Bartın İcra Dairesi'nin 2021/373 Esas sayılı takip dosyasında borca yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 928.891,77 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Fatura içeriklerinin fiili durumu yansıtmadığını ve sözleşme şartlarına göre kesilmediğini,
b. İşin gecikmesinde davacının kusurlu olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle hakedişlerin taraf yetkililerince imzalandığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların bu hakedişlere uygun olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafça düzenlenen takibe konu faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada davacı vekille temsil olunduğundan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.