WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2024/827 E.  ,  2024/785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 08.02.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üyesi olduğu kooperatif ile davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, kooperatifin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirdiğini, kura sonucu B blok 3. kat 10 no.lu bağımsız bölümün müvekkiline teslim edildiğini, davalı arsa sahiplerinin tapu devir işleminden kaçındıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinden tapu iptal ve tescil talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif üyesi olduğunu iddia eden davacının sahip olduğu bir hak mevcut ise bu hakkın kooperatife karşı yöneltilebilecek şahsi hak niteliğinde olduğu, davalılar ile davacı arasında sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kooperatif inşaat sözleşmesinde belirtilen süre içerisinde olmasa dahi her iki blok inşaatlarını eksiksiz bitirdiğini, daha önce kooperatifin de davalılara karşı tapu iptal ve tescil davası açmış olması, kooperatif tarafından kura çekimi yapılmış olması ve bunun alacağın temliki niteliğinde olması, kooperatifin genel kurulunda dava takip yetkisinin üyelerde olduğunun karar altına alması, davalıların kooperatif üyelerinden Nihat Bilir'e inşaatın tamamlanmasından sonra tapu devri gerçekleştirmiş olması gibi hususlar tartışılmadığını, pasif husumet sebebi ile davanın reddedilmesi öncesinde davacı tarafa bu usuli eksikliği tamamlama konusunda süre ve yetki verilmediğini, kooperatifin davaya müdahil talebinin başvuru harcı yatırılmaması nedeniyle eksikliğin giderilmesi için süre verilmeden reddedildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında imzalandığı, kooperatifin tasfiye edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, sözleşmeye dayalı olarak ancak sözleşme taraflarının talepte bulunabileceği, davacı kooperatif ortağının doğrudan arsa sahibinden talepte bulunma ve dava açma hakkının söz konusu olamayacağı, davadaki talebin halen tapu maliki gözüken arsa sahibine karşı açılması nedeniyle davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı kooperatif üyesinin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine dayalı olarak arsa sahibinden tapu iptal ve tescil talebi hakkı bulunmadığı için davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş ise de sonuç olarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle bu husus kaldırma nedeni yapılmadığı, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden harcın ikmali için süre verilmesi gerektiğini, eksik harçla hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, kura çekimi ile alacağın temliki koşulları oluştuğunu, üyenin tapu sahibinden devir talebinde bulunabileceğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 492 sayılı Harçlar Kanununun 16, 30 ve 32 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesinde "Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir. Tespitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tespit edilen değerler hakkında 30 ncu madde hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır.

2. Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

3. Somut olayda, dava tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup 20.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış; ne var ki, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların değeri keşfen saptanmamış, harç da ikmal edilmeden sonuca gidilmiştir.

4. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın başında keşif yapılarak Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen değer esas alınarak temyiz isteğinin reddine karar verilmesi doğru değildir.

5. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin 08.02.2024 tarihli ek karar ile 10.01.2024 tarihli asıl kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.