6. Hukuk Dairesi 2024/1407 E. , 2024/1879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/410 E., 2023/716 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacılar vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
1- İlk Derece Mahkemesince, İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca açılan iflas davasında süresinde iflas avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2022/5408 Esas, 2023/980 Karar sayılı ilamıyla ve iflas isteyen davacı alacaklılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olmasına rağmen, iflasın tekliği ilkesi gereği tüm davacılardan tek iflas avansı alınması gerekirken ayrı ayrı olmak üzere 18.000,00 TL iflas ve iflas ilan giderlerini mahkeme veznesine depo etmeleri için ara karar tesis edilerek, davacıların bu giderleri karşılanmasına yönelik adli yardım talepleri de reddedilerek, söz konusu masraflar kesin süreye rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4- İlk Derece Mahkemesi bozma üzerine verdiği ikinci karara karşı davacılar ve davalı vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca açılan iflas davasında İİK'nın 37. maddesi gereğince ilama dayalı alacağın ödenmemesi üzerine alacaklının haciz talep etmesi durumunda aynı hüküm gereğince iflas talebinde (İİK'nın 177/4. maddesi) bulunabilmesi için haciz yoluyla takipten vazgeçtiğini icra müdürlüğüne bildirerek İİK'nın 43/2. maddesi gereğince bir defaya mahsus takip yolunu değiştirerek borçluya iflas ödeme emrini tebliğ etmesi gerektiği, bir taraftan haciz yoluyla takibe devam ederken diğer taraftan borçlunun iflasının istenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davacılar ve davalı vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından taraflardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine 30.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!