WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/926 E.  ,  2024/496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/560 E., 2022/1189 K.
DAVA TARİHİ : 18.02.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen güvenlik hizmeti sözleşmesi süre uzatım protokolünün davalı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeden feshedildiğini, sözleşmenin feshinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını ileri sürerek erken fesih nedeniyle oluşan 10.681,00 TL kâr kaybının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; süre uzatım protokolünün imza yetkisi olmayan müvekkil şirket çalışanı tarafından imzalandığını, davacının gelirinde azalma olmadığını, sözleşmenin feshinden dolayı açığa çıkan personelini başka bir yerde istihdam edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.03.2019 tarihli ve 2016/884 E., 2019/259 K. sayılı kararı ile; sözleşmenin haklı bir nedenle feshedildiğine dair bir savunmanın bulunmadığı, sözleşmenin erken feshi nedeniyle davacının kâr mahrumiyetine ilişkin zararın tazminini talep edebileceği, sözleşme devam etseydi sözleşmenin feshi sonrasında kalan 10 aylık süre için davacının elde edeceği gelirden, çalıştıracağı personele ilişkin katlanacağı maliyet düşüldükten sonra 7.328,60 TL kâr kaybı zararının oluşacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2021/949 E., 2021/2336 K. sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki özel güvenlik hizmeti sözleşmesi süre uzatım protokolünün davalı yanca haklı neden olmaksızın feshedildiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, dava konusu olayda kıyasen uygulanması gereken sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 438/1 inci maddesi uyarınca davacının fesih tarihinden sözleşme döneminin sonuna kadar yoksun kaldığı kazancı isteyebileceği, davacının fesih tarihinden itibaren aynı nitelikte ve aynı şartlarla başka bir güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalaması için gereken makul sürenin tespit edilerek makul süre için kâr kaybının belirlenmesinde TBK'nın 438. maddesi dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda aynı nitelikte ve aynı şartlarla başka bir güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalanması için gereken makul sürenin altı ay olarak tespitine itibarla davacının bu dönem için kâr kaybı talep edebileceği ve aynı zamanda söz konusu dönemde yapılması muhtemel harcamaların kârdan düşürülmesi gerektiği kabul edilerek davacının elde edebileceği kârın 3.655,44 TL olarak hesap edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makul sürenin altı ay olarak belirlenmesini kabul etmediklerini, müvekkilin çalışanları istihdam edeceği başka projesi olmadığını, fesih sebebi ile açığa çıkan personeli davalı şirketin kendi bünyesinde müvekkilden habersiz çalıştırmaya devam ettiğini, müvekkilin personele bu süreye ilişkin ödediği kıdem ve ihbar tazminatının dikkate alınması gerektiğini, farazi bir değerlendirme ile her işçi için aylık muhtelif giderin müvekkiline yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; makul süre hesaplamasının fahiş oranda yapıldığını, davacı tarafın yeni bir proje alma ve istihdam yaratma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu süre uzatım protokolünün imzaya yetkili şirket temsilcileri tarafından imzalanmadığını, davacının elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği kârın hesap dışı bırakılmasının yerinde olmadığını, müvekkil şirket nezdinde görevlendirilen çalışanların akıbetinin ne olduğu belirlenmeden hüküm verildiğini, davacı tarafın zararın kaynağına ilişkin talebini netleştirmediğini, fesihten sonra personelin istihdam edilmesi için davacının gerekli gayreti gösterip göstermediği, bu personelin istihdamı ile bu dönemde gelir elde edilip edilmediği hususlarının nazara alınmadığını beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, güvenlik hizmet sözleşmesinin haksız fesih nedeni ile kâr mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 438 nci maddesinin birinci fıkrası, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
3.1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.