6. Hukuk Dairesi 2023/4243 E. , 2024/845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/368 E., 2023/759 K.
DAVACI ŞİRKET KAYYIMI : ...
FER'Î MÜDAHİLLER : 1-Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-... Başkanlığı vekili Avukat ... ve diğer 20 müdahil
DAVA TARİHİ : 24.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Konkordato Projesinin Tasdiki
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahillerden ... Bank A.Ş. vekili, ... Bankası A.Ş. vekili ve SGK vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin plastik üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, davacı gerçek kişinin ise şirketin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, döviz kuru ve ekonomik kriz nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğunu ileri sürerek, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceğini, konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2018/695 Esas, 2020/278 Karar sayılı kararı ile davacıların konkordato projesinin kabulü için aranan oy çoğunluğunun sağlandığı, konkordato projesinin başarıya ulaşa ihtimali bulunduğu, konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile konkordatonun tasdikine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde müdahil alacaklılar ... Bankası A.Ş. vekili, ... A.Ş. vekili, müdahiller ... Geri Dönüşüm Ve ... Değerlendirme Hizmetleri İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ve ... Plastik San. Ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1288 Esas, 2020/1083 Karar sayılı kararı ile Müdahiller ... A.Ş., ... Geri Dönüşüm ve ... Değerlendirme Hizmetleri İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ve ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının İİK’nın 308 nci maddesinin a bendi uyarınca konkordatoya usulüne uygun itirazları olmadığından bahisle usulden reddine, diğer alacaklı ... Bankası A.Ş. yönünden ise alacağının çekişmeli hale geldiğinden bahisle esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ... Bankası A.Ş. ve alacaklı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 14.02.2022 tarih, 2021/4038 Esas 2022/742 Karar sayılı ilamla alacaklı, ... A.Ş. vekilinin duruşmalara katılarak konkordatoya itiraz ettiği ve istinaf hakkı bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklılar , ... Geri Dönüşüm ve ... Değerlendirme Hizmetleri İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. Vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının usulden reddine; alacaklılar ... A.Ş ve ... Bankası A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Alacaklılar
... A.Ş vekili ve ... Bankası A.Ş. vekili ve SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.01.2023 tarih ve 2022/4990 Esas, 2023/201 Karar sayılı ilamı ile; davacı gerçek kişinin konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı mal varlığı ve özgün projesi bulunmadığı, davacı şirket yönünden ise tasdik edilen konkordato projesinde alacaklıların adi alacaklarının ana para kısımları hariç faiz ve diğer bütün fer'ilerinden feragat etmiş sayılmalarına karar verildiği, ödemeler için 60 aylık vade öngörüldüğü, borca batık olmayan şirketin alacaklarından tenzilat yapması ve konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında ödemelerin bu denli uzun vadeye yayılmasının alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyette olduğu, öte yandan ödeme planının açık ve somut şekilde tasdik hükmüne yansıtılmadığı gerekçeleriyle bozulmuştur.
D. İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı gerçek kişi hakkında yargılama sırasında konkordato isteminden feragat edildiğinden bahisle konkordato isteminin feragat nedeniyle reddine; davacı şirket hakkında ise gelinen aşamada proje kapsamındaki adi alacaklardan 39 taksitin ödenmiş olduğu, kalan tutarın 6 taksite bağlanarak ödenmesi hususunda alacaklılar lehine revize edildiği, konkordato projesinin gerçekleşeceği kuvvetle muhtemel ve inandırıcı olduğu, adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçecek tutardan yüksek olduğu gerekçeleriyle konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... A.Ş, ... Bankası A.Ş. vekili ve SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili; konkordato sürecinin başından itibaren sakatlandığını ve konkordato ilanlarının usulüne uygun olmadığını ileri sürmüştür.
2. Alacaklı ... A.Ş. vekili; davacı borçlu şirket tarafından itiraz edilmemiş olmasına rağmen alacağının konkordato projesine eksik yazıldığını ileri sürmüştür.
3. Alacaklı SGK vekili; toplantı tutanaklarında kendilerine yer verilmediğini ve alacağının konkordato projesine eksik yazıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İcra ve İflas Kanununun İİK’nın 286 vd., 302/4, 308/c-3 maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım alacaklılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden T. ... Bankası ve ... Bank'a yükletilmesine,
Müdahil SGK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin plastik üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, davacı gerçek kişinin ise şirketin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, döviz kuru ve ekonomik kriz nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğunu ileri sürerek, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceğini, konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ...'ın konkordato tasdik talebinin feragat nedeniyle reddine, davacı ... ... Plastik ve Ambalaj Tr. San. Tic. Ltd. Şti.’ nin konkordato tasdik talebinin kabulüne, Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğünün 27625 sicil numarasında kayıtlı davacı ... ... Plastik ve Ambalaj Tarım Sanayi Ticaret Limited Şirketinin revize edilen 17/12/2019 günlü projesinin İİK 305 ve 306 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım alacaklılar tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kararı oyçokluğuyla onamıştır.
Aşağıda açıklanan nedenlerle, Yüksek Özel Daire Sayın Çoğunluğunun kararına katılmıyorum.
Konkordatonun tasdiki şartları İİK’nın 305 ve 306. maddesinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 305. maddesine göre,
‘’Madde 305 – (Değişik madde: 28.2.2018 – 7101 S.K./33. md)
302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; mal varlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir (12/02/2004 kabul tarihli 21/02/2004 tarih ve 25380 S.R.G. de yayımlanan 5092 sayılı kanunun 11. maddesi ile ‘’İcra ve İflas Kanunu’’ na eklenen Geçici 6. madde ile maddede geçen ‘’tetkik mercii’’ ibaresi ‘’icra mahkemesi’’ olarak değiştirilmiştir. 15.3.2018 tarih ve 30361 S.R.G. de yayımlanan 28.2.2018 tarih ve 7101 sayılı kanunun 33. maddesi ile değiştirilen başlık ve madde metni:
Madde 305 – İcra mahkemesi emrederse nizalı alacaklılar hakkında ayrılan paylar hüküm katileşinceye kadar borçlu tarafından sağlam bir bankaya ve bulunmayan yerde icra veznesine yatırılır).
İİK’nın 306. maddesine göre,
Madde 306 – (Değişik madde: 28.2.2018 – 7101 S.K./34. md)
Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.
Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler.
Tasdik kararı mahkemece, 288 nci madde uyarınca ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir (15.3.2018 tarih ve 30361 S.R.G. de yayımlanan 28.2.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değiştirilen başlık ve madde metni:
Madde 306 - Borçlu tarafından iflâs anlaşması şartlarından fazla olarak alacaklılardan birine yapılan her vaat hükme hacet kalmaksızın batıldır).
Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş usuli kazanılmış hak başlıca iki şekilde meydana gelir.
1 – Mahkemenin bozma kararına uyması
2 – Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi
Usuli kazanılmış hakkın istisnaları şunlardır.
1 – Mahkemenin bozmaya uymasından sonra bir içtihadı birleştirme kararı çıkarsa bu karar herkesi bağlar
2 – Bozmadan sonra o konuda yeni bir kanun yürürlüğe girmişse meydana gelen usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımaz
3 – Görev konusu kamu düzeninden olup usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur.
4 – Davacı davasını hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açmış, mahkeme bunu nazara almadan hükmünü vermiş, Yargıtay’ da hak düşürücü süreye değinmeden hükmü davacı yararına bozmuş olsa bile mahkemenin bozmaya uyması ile hak düşürücü süre bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmaz.
5 – Usuli kazanılmış hak daha önce meydana gelmiş olan kesin hükmü ortadan kaldırmaz. Kesin hüküm itirazının bozmadan sonra ileri sürülmüş olması incelenmesine engel değildir.
6 – Özel daire ilamında maddi olayın yanlış anlaşılıp davacının talep neticesinin dışına çıkılarak ilk hüküm bozulmuş ve mahkemece de bozmaya uyulmuş olması, olayda karşı taraf lehine usuli kazanılmış bir hak teşkil etmez.
7 – Bozma kararına uyulmasından sonra yapılan yargılama sırasında taraflar yeni iddia ve savunmada bulunabilirler ve karşı tarafın (açık veya örtülü olarak) iddia ve savunmanın genişletilmesine muvafakat etmesi halinde, mahkeme bu iddia ve savunmaları da inceleme konusu yapar. Bu şekilde bozmadan sonra ileri sürülen yeni iddia veya savunma ile hukuki durum değişirse, mahkeme, usuli kazanılmış hakka göre değil, yeni hukuki duruma göre karar verir.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir.
Somut olayda, davacılar vekili konkordato talebinde bulunmuştur.
Yargıtay bozma ilamından önce, ilk derece mahkemesince davacıların konkordato projesinin kabulü için aranan oy çoğunluğunun sağlandığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali bulunduğu, konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile konkordatonun tasdikine karar verilmiştir.
Karar, alacaklılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin Müdahiller ... A.Ş., ... Geri Dönüşüm ve ... Değerlendirme Hizmetleri İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ve ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının İİK’nın 308 inci maddesinin a bendi uyarınca konkordatoya usulüne uygun itirazları olmadığından bahisle usulden reddine, diğer alacaklı ... Bankası A.Ş. yönünden ise alacağının çekişmeli hale geldiğinden bahisle esastan reddine karar verilmiştir.
Karar alacaklılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, bozma ilamında; ‘’Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacı gerçek kişi ... yönünden ayrı bir oylama yapılmadığı gibi davacı şirketten ayrı bir konkordato projesi olmadığı anlaşılmaktadır. Kendi ticari mevcudiyeti dahi bizatihi şirkete bağlıdır. Bu itibarla konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı mal varlığı ve özgün projesi bulunmayan davacı gerçek kişi hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkeme, konkordato projesini değerlendirirken alacaklılar arasında dengeli ve adil bir ödeme planı ortaya konulması, alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanması gerektiğini göz önünde bulundurmalıdır. Dosya kapsamından, davacı şirketin borca batık olmadığı, varlıklarının borçlarını karşılama oranının yüksek olduğu, hasılat gelirlerinde ve kârlılığında kayda değer nitelikte artış olduğu anlaşılmaktadır Buna rağmen tasdik edilen konkordato projesinde alacaklıların adi alacaklarının ana para kısımları hariç faiz ve diğer bütün fer'ilerinden feragat etmiş sayılmalarına karar verildiği gibi ödemeler için 60 aylık vade öngörüldüğü görülmektedir. Borca batık olmayan şirketin alacaklarından tenzilat yapması ve konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında ödemelerin bu denli uzun vadeye yayılması alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyettedir. Konkordatonun tasdikine karar verilmesi halinde alacaklıları tatmin edecek ödeme planının açık ve somut olması, tereddüde mahal vermeyecek şekilde tasdik hükmüne yansıtılması gerekmektedir. Mahkemece kayıt altına alınmış adi alacak niteliğindeki ana para borçları için konkordato komiser heyetinin 31.12.2019 günlü raporu ve bu rapora ek olarak düzenlenen 25.02.2020 günlü rapor ekindeki ödeme planına göre tasdiki takip eden her ayın 25 – 30 günleri arasında ödenmeye başlamak üzere 60 aylık eşit taksitte adi alacak niteliğindeki ana para borçlarının tamamının davacılar tarafından ödenmesine, ödeme planının bütün alacaklılar tarafından UYAP’ tan temin edilebileceğine veya mahkemeden alınabileceğine hükmedilmiştir. Bu hüküm konkordatonun genel ilkelerine İİK’nın 306/1. maddesine aykırı olduğu gibi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar da değildir. Öte yandan, bu denli karışık bir kararın verilmesini takiben İİK’nın 306/2. maddesine uygun şekilde tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmemiş olması da mahkemenin kabulüne göre doğru görülmemiştir’’ gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay’ın bozma ilamına mahkemece uyulduğu takdirde, bu karar taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil eder.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, bozma ilamında, ‘’konkordato projesini değerlendirirken alacaklılar arasında dengeli ve adil bir ödeme planı ortaya konulması, alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanması gerektiğini göz önünde bulundurmalıdır. Dosya kapsamından, davacı şirketin borca batık olmadığı, varlıklarının borçlarını karşılama oranının yüksek olduğu, hasılat gelirlerinde ve kârlılığında kayda değer nitelikte artış olduğu anlaşılmaktadır Buna rağmen tasdik edilen konkordato projesinde alacaklıların adi alacaklarının ana para kısımları hariç faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına karar verildiği gibi ödemeler için 60 aylık vade öngörüldüğü görülmektedir. Borca batık olmayan şirketin alacaklarından tenzilat yapması ve konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında ödemelerin bu denli uzun vadeye yayılması alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyettedir’’ saptamasında bulunmuştur.
Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmakla, Yüksek Özel Dairenin bu saptaması artık taraflar bakımından usuli kazanılmış hak teşkil eder ve yargılamayı yapan mahkemeyi bağlar. Bu durumda mahkemece, konkordato şartlarının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken konkordato talebinin kabulüne karar verilmesi ve bu kararın Yüksek Özel Dairece onanması hatalı olduğundan, Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!