WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/3979 E.  ,  2024/692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi vekili dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğünün 2021/11313 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili alacaklarının eksik gösterildiğini, zira müvekkilinin hem borçludan hem de borçlunun yetkilisi olduğu şirketten alacaklı olduğunu, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca şirket borçlarından da ortakların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 06.09.2022 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Şikayet olunan ... T.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kamu alacağı alacaklısının dava dışı borçlu şirketin ortağın sorumluluğuna gidebilmesi için şirket aleyhine takip başlatması ve aciz halinde olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, şikayetçinin borçlunun ortağı olduğu limited şirket aleyhine başlatmış olduğu bir takip bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2....Elektrik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; bildirilmeyen alacağa ilişkin sıra cetveline itiraz edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Vergi Dairesi tarafından icra dosyasına gönderilen yazı cevaplarından 27.07.2022 ve 06.09.2022 tarihli yanıtlarda borcun 4.203,00 TL olduğunun bildirildiği gibi, bu hususun alacaklı kurumun takip memurlarının kusurlarından kaynaklandığı kabul edilse dahi borçlunun ortağı olduğu ...İletişim Mühendislik Müteahhitlik Sanayi Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılmış bir takip bulunduğuna dair iddia olmadığı, sunulan ödeme emirleri ve haciz varakasının şirket borcundan dolayı doğrudan ortak adına yapılmış takiplere ilişkin olduğu oysa asıl borçlu şirket hakkında yapılmış ve Kanunun 35. maddesinin aradığı koşulda tahsil edilmeyeceği anlaşılan bir alacağın bulunmadığı dolayısıyla mezkur madde uyarınca borçlunun doğrudan sorumluluğuna gidilemeyeceği ve bu sebeple sıra cetvelinin iptal edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İcra Dairesi müzekkeresini şahıs ismi ve TC. numarası üzerinden gönderdiğini, ilgilinin de aynı zamanda şahsi vergi borcunun bulunması nedeniyle sonraki yazışmada müvekkili idarenin ilgilinin sadece şahsından kaynaklanan vergi borcunu bildirdiğini, satışı gerçekleşen araç üzerinden şirketten kaynaklanan vergi borcu içinde haciz olduğunu ve bu durumun icra dairesine bildirildiğini, asıl alacağın 631.255,11 TL olması gerekirken şahsi vergi borcunun cetvele işlenmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi tarafından borçlunun ortağı olduğu Ardıç Ltd. Şti. hakkında takip yapılmamış olması nedeniyle borçlunun 6183 sayılı Yasanın 35/1 maddesi uyarınca doğrudan şirket borcundan sorumlu olmadığı ve borçlunun şahsi kamu borcu ile sınırlı olarak düzenlenen sıra cetvelinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, İİK’nın 142. maddesi, 6183 sayılı Yasanın 35/1 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Limited şirket ortak ve yöneticilerinin kamu borçlarından sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 35 ve mükerrer 35. maddeleri ile Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre kamu alacağının alacaklısının, davalı borçlu şirketin ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna gidebilmesi için, borçlu şirket hakkında takip yapmış olması, şirketin aciz halinde olması ve alacağın şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra, şirket ortak ve yöneticileri hakkında takip yapılarak, ortak veya yöneticilerin malvarlığına haciz uygulaması gerekir. Somut olayda, şikayetçi Vergi Dairesinin alacaklarının tahsili için dava dışı borçlu şirket hakkındaki 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde öngörüldüğü üzere borçlu şirketle ilgili yasal işlemleri tamamlamadığı, bir başka ifade ile şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin tespiti bağlamında yeterli girişimde bulunmadığı anlaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Şikayetçi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.