6. Hukuk Dairesi 2023/3112 E. , 2024/1603 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2287 E., 2023/1090 K.
DAVA TARİHİ : 14.10.2015
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/501 E., 2019/440 K.-Birl. Dava 2019/37 E.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, taşınmazın yapımından sonra kooperatifin daire sahibinin ... olduğunu gösterir konut teslim tutanağının müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin ikamet etmekte olduğu gayrimenkule iskan alınıp alınmadığını, tapusunun ne zaman çıkacağını öğrenmek için gittiği tapu dairesinde taşınmazın üçüncü kişilere satıldığını öğrendiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin sözleşme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin tapu vermeye yetkisi olmadığını, yetkinin dava dışı olan S. S. ... Yapı Kooperatifi'nde olduğunu, davacının dairesinin verilmesinin iskan alınması şartına bağlandığını, iskanının 31.03.2015 tarihinde alınabildiğini, davacının tapunun alınabilmesi için yazılı bir talebinin olmadığını, dava dışı S.S. ... Yapı Kooperatifi yetkililerinin yetkiyi kötüye kullanarak davalı ile tapu tescil işlemi yaptıklarını, davalının ve ... Kooperatifi yöneticilerinin iyi niyetli olmadığını, diğer davalı şirketin satın aldığı daireyi görme, gezme, tanıma gibi eylemde bulunmadığını müvekkili kooperatif yetkililerine müracaatı olmadığını, tapu tescil işleminin iptali veya davacıya diğer davalı şirket ve dava dışı ... Kooperatifinin tazminat ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 31.01.2012 tarihinde ...'dan tapu siciline güvenerek iyi niyetli olarak satın alındığını, müvekkilinin ferdileşme işleminin yolsuz olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, ferdileşme işleminin kooperatif tarafından yapıldığını, davanın muhatabının davalı kooperatif olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, kendisine A blok 4 numaralı dairenin tahsis edildiğini, dava konusu dairenin yükleniciye bırakılan dairelerden olduğu, ortaklığı devam eden davacının dava tarihi itibariyle 10.600,00 TL ödemesi gerektiği, davacının ise 10.650,00 TL ödeme yaptığı, kooperatifin ödemelerini yapan üyesine daire tahsis etmek konusunda yükümlülüğü bulunduğu, ancak davacıya verilebilecek emsal nitelikte boşta bir dairenin bulunmadığından emsal dairenin bedeli 225.000,00 TL'nin tahsili talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tapu malikinin kooperatif ve davacı arasındaki hukuki ilişkiyi bildiği ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden tapu iptali ve tescil ile tazminat istemi yönünden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kooperatif vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kağıt üzerinde ve sahte olarak yapılan satışların aslında davalarının haksızlığını gösterdiğini, bu kişilerin taşınmazı görmediğini, içinde birinin oturup oturmadığına bakmadığını, satın aldığı evi görmemelerinin ya da ev üzerinde bir tasarrufta bulunmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sadece müvekkilinin dairesinin değil birçok kooperatif üyesinin taşınmazının da aynı şekilde satıldığının ortaya çıktığını, dinlenen tanık anlatımlarından davalının kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, davalı şirketin söz konusu taşınmazı 2012 yılında satın aldıktan sonra hiçbir işlem yapmamasının, içinde ikamet eden müvekkiline karşı tahliye ya da başkaca bir işlemde bulunmamasının bile zımnen kötü niyetli olmasını ispatlar nitelikte olduğunu, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermemiş olan davalının iyi niyet iddiasında bulunamayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince müvekkili kooperatif üyelerinin, kendisine tahsis edilen dairelerin tapusunun verilmesi ve tescil işlemlerinin yapılmasını yazılı olarak bildirdikleri takdirde, talebin müvekkili tarafından dava dışı tapu vermeye ve tescil işlemlerini yaptırmaya yetkili, arsa tapusunun sahibi olan ... Kooperatifi yetkililerine iletme mükellefiyetini üstlendiğini, ancak davacının müvekkiline dava konusu dairenin tapusunun kendisine veya göstereceği kişiye verilmesi ve tescil işlemlerinin yaptırılmasını içeren sözlü ya da yazılı bir talebinin olmadığını, davacıya tahsis edilen dava konusu daireyi müvekkilinin bilgisi dışında hileli yollarla dava dışı ... Kooperatifi yetkililerinden olan...adındaki kişiden diğer davalıların satın aldığını, satın alma aşamasında gizlice hareket edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil isteminin son kayıt malikinin kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından reddinin isabetli olduğu, tazminata hükmedilmesi usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında tapu malikinin kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, bu konuda gerekçelendirme yapılmadığını, dairenin 6 ay içerisinde 3 kere müvekkilinin haberi olmaksızın el değiştirdiğini, taşınmaz maliklerinden hiçbirisinin bugüne kadar taşınmazda ikamet eden müvekkiline karşı kira tahliye gibi yasal yollara başvurmadığını, davalı şirket ile kooperatif ve kooperatif eski başkanı arasındaki ilişkilerin eksik incelendiğini, taşınmazı hiç görmeden edinen ve edindikten sonra akıbeti hakkında soru sormayan davalının kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyesi olan davacıya tahsis edilen taşınmazın üçüncü kişilere devri nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Hukukumuzda kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, iyi niyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir. Belirtilen ilke, TMK'nın 1023. maddesinde aynen "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz." biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.
2. Davacı, davalı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi üyesidir. S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi ile S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi arasında yapılan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazın S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifine düşen dairelerden olduğu, davacının edimlerini yerine getirerek bu taşınmazın mülkiyetini istemeye hak kazandığı, dava konusu dairede ikamet ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İyiniyet” başlıklı 3 üncü maddesi;“Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” hükmünü içermektedir. Kanun koyucu, iyi niyet aranan hâllerde asıl olan onun varlığıdır demek suretiyle, iyi niyetin varlığının değil, fakat yokluğunun ispat edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bir başka deyişle burada bir iyi niyet karinesi mevcuttur. Aksini iddia eden onu ispatlamak zorundadır. Ancak iyi niyet iddiasında bulunan kimsenin de gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Gereken özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz ve iyi niyet uyarınca hak kazanamaz (Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2021 tarihli ve 2018/(6)3-634 Esas, 2021/1171 Karar sayılı ilamı). Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan ortağın taşınmazını tapuda resmi işlemle temlik alan kişinin iyi niyetinin korunamayacağı kabul edilmiştir. Tapuda işlem yapan basit bir araştırmayla bu taşınmazın kooperatif tarafından kime tahsis edildiğinin öğrenebilecek durumdadır. Kaldı ki içinde kooperatif üyesinin oturduğu bir taşınmazı satın alırken böyle bir araştırmayı yapmak taşınmazı alan herkesten beklenilmelidir. Ayrıca dava konusu taşınmaz devirlerinin kısa süreler içinde yapılması da iyi niyet iddiasının dinlenmesini mümkün kılmamaktadır.
4. Tüm bu hususlar nazara alındığında; tapu malikinin iyi niyetinden bahsedilemeyeceğinden tapu siciline güven ilkesinden yararlanması mümkün olmayıp, iktisabının korunmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Davanın terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tapu malikinin iyi niyetinden bahisle ikincil talebin kabulü doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!