6. Hukuk Dairesi 2023/2755 E. , 2024/1600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/208 E., 2023/394 K.
DAVA TARİHİ : 13.09.2019
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/277 E., 2019/276 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında söküm işleri ile sökülen malzemelerin gösterilen yerlere taşınmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu olan işlerin yapılıp tamamlandığını, sözleşmede belirtilen kâr oranı taraflarca karşılaştırılmadığı için bu kısma ilişkin müvekkilinin hak ettiği alacağının da belirlenmediğini, mutabakat sağlanamaması üzerine kâr oranlarının belirlenmesi için açılan davada kâr oranı belirlendiğini, KDV'nin de hesaplandığını, ancak mahkemenin talep olmadığı için KDV'ye hükmetmediğini, kararın kesinleştiğini, mahkemece belirlenen ve kesinleşen 526.788,12-TL KDV alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kâr oranına konu edilen 14 adet hakediş bedeli açıklamalı faturanın KDV'li olarak müvekkili şirkete keşide edildiğini ve müvekkili şirket tarafından ödendiğini, sözleşmenin yalnızca maliyet+ kâr olarak belirlendiğini ve KDV'nin hariç tutulduğuna ilişkin bir hükmü içermediğini, KDV’nin bedele dahil olup olmadığı hususunda sözleşmede hüküm yoksa KDV’nin bedele dahil olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacı yüklenici tarafından kâr oranına ilişkin süresinde keşide edilmiş bir faturanın bulunmadığını, sözleşmeye göre vergi yükümlülüğünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek kâr oranı ve gerekse KDV hususunda sözleşmede açık bir düzenleme bulunmaması ve taraflar arasında kâr payına ayrıca KDV'nin de ödeneceğine dair bir mutabakat olmaması nazara alındığında davacı tarafın davalıdan aralarındaki sözleşmeden kaynaklı kâr oranı alacağının yanında ayrıca bunun KDV'sini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu işin kâr oranının serbest piyasa şartlarında %10 + KDV olduğunu, bilirkişilerin de kar oranı toplam %11,80 bulduklarını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin de bu hususu kabul ettiğini, ancak mahkeme kararı ile kâr oranının %10 olarak kabul edildiğini, bilirkişilerce belirlenen ve kabul edilen kâr oranının mahkemece düşürüldüğünü, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 5.1.1. maddesi gereğince hak ediş bedellerinin işverence onaylandığı ölçüde maliyet içine gireceğini, iş sahibinin buna onay verdiğini ve fatura bedellerini ödediğini, mahkemece; maliyet olarak kabul edilen bedel içinde KDV'nin olduğu bu nedenle KDV'nin istenemeyeceğine dair değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme bedelinin maliyet+kâr olarak belirlendiği, yapılan imalat karşılığı imalatı yapan yüklenicinin hak ettiği kârı için KDV talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede aksine kararlaştırma olmadığı gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin yalnızca maliyet+ kâr olarak belirlendiğini, kâr payına KDV’nin ilave edileceği veya kâr payından hariç tutulduğuna ilişkin hüküm bulunmadığını, maliyete esas faturaların KDV dahil olarak hesaplandığını, kâr payının da bu toplam bedel üzerinden hesaplandığını, kâr oranına KDV’nin dahil olduğunun açık olduğunu, tüm vergilerin maliyet tutarına eklendiğini ve bu tutar üzerinden davacının kâr payının belirlendiğini, Maliye Bakanlığı’nın son genelgelerinde sözleşmede KDV hariç şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde KDV’nin bedele dahil olduğunun kabul edildiğini, davacı tarafından kâr oranına ilişkin süresinde keşide edilmiş bir fatura bulunmadığını, VUK’nun 231/5 maddesi uyarınca süresinde düzenlenmemiş faturalar hiç düzenlenmemiş sayılacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin imzalanmasından tahakkuk edecek her türlü masraf ve vergilerin yüklenici tarafından ödeneceği hükmüne göre vergi yükümlülüğünün davacıda olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında mahkeme kararıyla belirlenen kâr oranının KDV’sinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davacı taraf, taraflar arasında kâr oranı belirlenemediğini ve mahkemeye başvurulduğunu, kâr oranın tespit edildiğini ancak bu kâr oranına ilişkin KDV’nin hüküm altına alınmadığını belirterek, KDV alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır.
2. Kâr oranı ile ilgili İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1077 E., 2018/601 K. sayılı dosyada yapılan yargılamada davacının takip talebinde kâr oranına KDV talep etmediği, taleple bağlılık ilkesi gereği hesaplama yapılmadığı belirtilerek davacının kâr oranına ilişkin alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu karara yönelik davacı taraf istinaf başvurusunda bulunmuş istinaf dilekçesinde taleplerine KDV’nin dahil olduğunu KDV talep edilmediğine ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 2019/440 E., 2019/691 K. sayılı kararında sözleşmenin maliyet+kâr esasına göre akdedildiği, maliyete esas faturalarda iş ve malzeme bedelinin KDV dahil olarak hesaplandığı, kâr payının da toplam bu bedel üzerinden hesaplandığı, tarafların kâr payına ayrıca KDV'nin de ödeneceğine ilişkin bir kabullerinin bulunmadığı ve icra takibindeki talepler de dikkate alındığında mahkemenin KDV ile ilgili kabulü ve kararında da bir yanlışlık bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Bu halde yukarıda belirtilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi kararındaki gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!