WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/2683 E.  ,  2024/733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kooperatif yönetim kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı kooperatif yönetim kurulunun 28.08.2018 gün ve 40 sayılı kararıyla davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, ödenmeyen aidat tutarı için davacıya yönetim kurulu tarafından sadece bir kez ikaz yazısı gönderilerek kanunda belirtilen süreler beklenmeksizin ihraç kararı alındığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. Maddesine göre iki kez ihtarda bulunulması gerektiği, ilk ihtarı müvekkilinin tebliğ almadığı, diğer yönden borca ve üyelikten çıkarılmaya karşı itirazlarını 01.08.2018 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiği, çıkarma kararı yönetim kurulu tarafından alınmakla ana sözleşmede yönetim kuruluna bu hususta yetki verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği, ihtarnamedeki aidat borcuna esas 12.11.2016 tarihli genel kurur kararı hakkında iptali talepli derdest davanın bulunduğu işbu genel kurul kararı kesinleşmeden ihraç kararı alınamayacağı, aidat borcuna uygulanan faiz oranının yıllık temerrüt faizin yüzde yüz fazlasını aşamayacağından hesaplanan faizin de yasaya aykırı olarak hesaplandığı ve bu haliyle gerçek borcu yansıtmayan ihtarnameye göre ihraç kararı verilmeyeceği, taşınmazın kurasının 1998 yılında çekilmiş olup 20 yıldır müvekkili tarafından kullanılan taşınmaz hakkında MK 2 hükmü gereği ihraç kararı verilemeyeceği ve kooperatif yönetiminin davacıya husumet besledikleri beyan edilerek yönetim kurulunun 28/08/2018 gün ve 40 sayılı davacının ortaklıktan ihracına ilişkin kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya üç defa ihtar gönderildiğini, gönderilen ihtarlara karşın davacının borcunu ödemediğini, bunun üzerine ihraç kararı alındığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borç bildirimine dair 1. İhtarın davacıya yapılamadığı, bu haliyle 2. İhtarın 1. İhtar yerine geçtiği ve bu nedenle çıkarma işleminin Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunun anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle gerekli ihtarlar yapılmadan kooperatiften çıkarma kararı verilmiş olması nedenleriyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 28/08/2018 tarih ve 40 sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf talebinde; davanın kabulünün isabetsiz olduğunu, yargılamanın temel konusu olarak yapılan tebligatlardan birinci ihtaname tebliginin doğru ve yerinde bir tebligat olup olmadığının çekişme konusu olarak belirlediğini, bu durumda mahkemenin, birinci tebligata dair adresin tebligatın yapıldığı sırada davacı yanın mernis adresi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, adresin davacının kooperatifte yer alan adına tahsisli bağımsız bölüm adresi olup, tebligat sırasında mernis kaydının bu adreste olduğunu, daha evvel de kooperatifin bu adrese tebligatlar yaptığını, bu tebligat adresi araştırılmadan eksik inceleme ile tahkikatın bitirildiğini, kayıtların doğruluğunun Nüfus idaresine sorulması ile konunun şüpheden tamamen arındırılacağını, bilirkişinin kooperatif kayıtlarını incelemeksizin mahkeme ara kararına aykırı keyfi bir rapor sunduğunu, kooperatif adresinin belli olup kayıtların incelenebileceğini, mahkemece rapor yeterli kabul edilerek tahkikatın bitirilmiş olması nedeniyle kararın eksik incelemeye dayandığını ihtarname gönderilen adresin davacının mernis adresi olup tebliğ işleminin yasaya uygun olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davalı kooperatif yönetimince davacı aleyhine ... 2. Noterliğinin 07/06/2018 tarih ve 13692 yevmiye no.lu birinci ihtarnamesinde 81.874,88 TL borcun 10 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarın davacıya bila tebliğ iade olunduğu, bu kez ... 2. Noterliğinin 12/07/2018 tarih ve 17841 yevmiye no.lu ikinci ihtarnamesinde ise 81.874,88 TL borcun 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiği aksi halde Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme uyarınca davacının ihraç edileceğinin bildirildiği, anılan ihtarnamenin davacıya 26/07/2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bahsi geçen birinci ihtarnamenin davacıya tebliğ edilmediği gibi ihtarnamelerde davacının borcunun hesap yönteminin, faiz oranlarının ve faiz miktarının açık ve anlaşılır olarak belirtilmediğinden şekle uygun ihtarın varlığından söz edilemeyeceği, bu durumda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı nedenleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz talebinde; davacıya gönderilen 1. ve 2. İhtarlardaki mernis adreslerin aynı olduğunu, borcun genel kurul kararları ile de davacıya tebliğ edildiğini ve borcun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, bilirkişinin yanlı rapor verdiğini, yüzeysel inceleme ile karar verildiğini, tebliğatların açık olup mernis adreslerine yapıldığını, borç ilişkisinin açık ve sarih olup davacının borcunun sabit olduğunu, 12.11.2016 tarihli genel kurul kararı gereğince borç hesabı yapılmakla, kararın iptaline dair davanın reddolduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ihtarname içeriği borcun net ve açık olup detaylı döküm istenmesine dair beyanın kötüniyetli olduğunu, ilk gönderilen adresin mernis adresi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, adresin davacının kooperatifte adına tahsisli adres olup daha önce de bu adreste davacıya tebliğat yapıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişilerce kooperetif kayıtları incelenmeksizin rapor düzenlendiğini, keyfi davranıldığını, bilirkişi raporunun yok hükmünde olduğunu, istinaf incelemesinde de belirtilen hususların değerlendirilmediğini, belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kooperatif yönetim kurulunun 28/08/2018 tarihli ve 40 no.lu kararının iptali
istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 27. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.